Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17834 E. 2013/4997 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17834
KARAR NO : 2013/4997
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin iş yerine giren hırsızların 09/06/2008 tarihinde kasada bulunan 43 adet çeki çaldıklarını ve yapılan şikayet üzerine ceza soruşturmasının sürdüğünü , hırsızlık olayına konu çeklerden birinin üzerine 30/12/2008 tarih ve 27.600,00 TL bedel yazılmak sureti ile davalı tarafından takibe geçildiğini, ibraz ile takip arasındaki sürede davalı bankanın bilgilendirilmiş olmasına ve usulsüz ciro silsilesine rağmen icra takibi yapıldığını, çekin müvekkili elinden rızası dışında çıktığını ve çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı Cen-İş Tekstil San ve Tic. Ltd Şti arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden bu şirket lehine kredi açılarak kullandırıldığını, dava konusu çekinde kredi müşterisi tarafından bankaya tahsili halinde kredi borcundan düşülmek üzere verildiği, tahsil amacı ile çekin muhatap bankaya ibrazında bedelin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, müvekkili bankanın çekte iyi niyetli alacaklı üçüncü kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda; dava konusu çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı bu nedenle sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak çekin ciranta olan Cen-İş şirketi yetkilisi tarafından imzalanması dolayısıyla davalının savunmasında haklı olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde imzanın kredi çeken dava dışı şirket yetkililerine ait olduğunu iddia etmiş, yapılan inceleme sonucunda davalı tarafın iddiası doğru çıkmıştır.Davalı tarafın yargılama giderlerine mahkum edilmemesi için ilk celse davayı kabul etmesi ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Davalı taraf ilk celse davayı kabul etmediği gibi başlatılan icra takibinden de vazgeçmemiştir. Dolayısıyla mahkemece davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.