Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/1478 E. 2010/5915 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1478
KARAR NO : 2010/5915
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av….. ile aleyhine temyiz olunan davalı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, 14 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini, davalı ise 30 parsel sayılı taşınmazın aynen taksimin mümkün olduğunu, kat mülkiyeti kurulabileceğini ileri sürerek bu yolda karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, 14 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının satış yoluyla, 30 parsel sayılı taşınmazın da kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Üzerinde herhangi bir yapı bulunmayan ve aynen taksiminin mümkün olmayan 14 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın bu parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
30 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli iki ayrı yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, yasanın 12. maddesinde yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma izin belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Dosyaya getirtilen 02.08.1993 tarihli “Ruhsat ve yapı kullanma izni birlikte” başlıklı belgeden; bu belgenin taşınmaz üzerinde yer alan her iki yapıyı kapsayıp kapsamadığı, her iki yapının da yapı kullanma izni bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve yönetim planı da düzenlenmeden 30 parsel nolu taşınmazın kat mülkiyeti kurularak ortaklığının giderilmesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Ortaklığın kat mülkiyeti kurularak giderilmesine karar verilmesi halinde: Ortaklardan herbirine özgülenen bağımsız bölümlerin konut veya işyeri gibi cinslerinin belirlenmesi ve bu bağımsız bölümlere sıra numarası verilip malikleri de gösterilerek ayrı ayrı tapuya tescillerine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece öncelikle davaya konu taşınmaz üzerindeki yapıların her ikisinin de yapı kullanma izin belgesi olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığından sorularak getirtilmeli, yok ise kat mülkiyeti kurulmasını isteyen tarafa bu noksanlığı tamamlaması ve yönetim planını hazırlaması için süre verilmeli, bu eksiklikler tamamlandığında yukarıda 2 nolu bentteki açıklama da dikkate alınarak ortaklığın kat mülkiyeti kurulması yoluyla, aksi halde satış yoluyla giderilmesine karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 750,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.