YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16976
KARAR NO : 2013/2700
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ipoteğin para çevrilmesi ve genel haciz yolu ile iki ayrı takip başlattığını, takiplerin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı bankaya olan toplam borcunun 8.055,31 TL olduğunu, buna rağmen davalı yanca icra takiplerinde toplam 67.925,91 TL’nin talep edildiğini ileri sürerek müvekkilinin 8.055,31 TL lık kısım üzerinden talep edilen miktardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takiplerine girişildiğini, takiplerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın davacı borçludan toplam 13.058,28 TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı banka tarafından iki ayrı icra takip dosyası ile toplam 67.925,91 TL’lik alacak takibinin başlatıldığı, davalı bankanın 54.867,63 TL miktarı fazladan talep ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne davacının hakkında başlatılmış icra takip dosyalarından toplam 54.867,63 TL miktarda davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötü niyet tazminatı olan 21.947,05 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı banka Gaziantep 11. İcra Müdürlüğünün 2010/6324 sayılı dosyasından 22.11.2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçmiş, aynı banka aynı kişi aleyhine Gaziantep 11. İcra Müdürlüğünün 2010/8325 sayılı dosyasından 24.11.2010 tarihinde ilamsız icra takibi yapmıştır. Takip borçlusu … alacaklı bankaya toplam 8.055,31 TL haricinde borçlu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davalı bankanın takip tarihi itibari ile 13.058, 28 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle talep fazlası 54.867,63 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davacı kredi borçlusu tarafından davalı banka lehine 70.000 TL bedelli limit ipoteği tesis edilmiştir. Alacaklı banka İİK.nun 45. maddesi uyarınca ipotek limitine kadar oluşan alacağı için kredi borçlusu aleyhine ilamsız icra takibi yapamaz. Ancak davacı borçlu dava dilekçesinde 8.055,31 TL için dava açmadığından ve mahkemece sorumlu tutulduğu 13.058,28 TL yönünden hükmü temyiz etmediğinden kazanılmış haklar da gözetilerek ilamsız takiple ilgili uyuşmazlık karara bağlanmalıdır. Davalı banka tarafından başlatılan ipotekli takiple ilgili kredi borcunun miktarını saptayan bilirkişi raporuna davalı tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir. Mahkemece, itirazlar yönünden ek rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı karar tesisi doğru olmadığı gibi 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun’un Geçici 13. maddesi atfı uyarınca davalı bankanın tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağının karar yerinde tartışılmaması de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.