Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7705 E. 2012/829 K. 25.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7705
KARAR NO : 2012/829
KARAR TARİHİ : 25.01.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … arasında yapılan Tüketici Kredisi sözleşmesini, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi alacağının tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, tüketici kredisinden doğan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 1.maddesinde “Bu kanunun amacı ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.” hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 2.maddesinde de “Bu kanun, 1.maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar.” hükmü getirilmiştir.
4077 sayılı Yasanın ikinci kısmının 10.maddesinde tüketici kredisi düzenlenmiş; dördüncü kısmının 23.maddesinde de Tüketici mahkemeleri ile ilgili olarak şu hüküm yer almış bulunmaktadır:
“Bu Kanunun uygulamasıyla ilgili olarak, çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.”
Görüldüğü gibi anılan hükümle bu kanunun uygulanmasından doğan ihtilafların Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi emredici şekilde hükme bağlanmış olması karşısında göreve ilişkin hususun resen gözetilmesi gerekir.
Dolayısıyla tüketici kredisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar Tüketici Mahkemesince karara bağlanmalıdır. Mahkemece görev yönü gözetilmeden işin esasıyla ilgili yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.