YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/455
KARAR NO : 2010/3183
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim borcu olarak istenilen 27.184,02TL’nin 16.081,01 TL borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen 11.495,25TL’nin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin oğlu …ın Maltepe Askeri Lisesinde okurken okuldan ayrıldığını, oğlu adına yapılan asıl masraflar ve bunların işlemiş faizi olmak üzere toplam 21.549,26 TL’nin kendilerinden istenildiğini, bu miktarın 08.04.2008 tarihi itibariyle ödendiğini, buna rağmen davalı idare tarafından 5.634,76 TL daha faiz borcunun istendiğini, böylece toplam 27.184,02 TL talep edildiğini; halbuki yüklenme senedi gereğince bazı masraf kalemlerinden sorumlu olmadıklarını, bu kalemlere isabet eden kısmın indirilmesi halinde fazla ödeme yapıldığının anlaşılacağını, buna göre kendilerinden talep edilen borcun 16.080,01 TL’lik kısmından borçlu olmadıklarının tespiti ile fazla ödenen miktar ve bunun işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.495,25 TL’nin tahsili talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda menfi tespit davasının kısmen kabulüne, istirdat davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, yükümlü asıl borçlu …’ın askeri liseden ayrılması üzerine adına tahakkuk ettirilen borcun 14 kasım 2002 tarihinde velisi …’dan talep edildiği, dosyada bulunan ödeme belgelerine göre en son 08.04.2008 tarihi itibariyle davacı tarafından ödeme yapıldığı, bakiye kalan faiz alacağının ise 08 Nisan 2008 tarihi itibariyle asıl borçlu …’dan istenildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ,dava tarihi itibariyle davacının davalı idareye karşı bir borcu bulunmayıp, asıl borçlunun … olduğu, talep edilen borcunda veliden değil asıl borçludan istendiği anlaşıldığına göre, davacı veli tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.