YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6218
KARAR NO : 2011/791
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, faturaya dayalı alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkili şirket tarafından davacı şirkete kesilip, şirket yetkilisine teslim edilen 13.2.2006 tarihli fiyat farkı faturası bedeli düşülmeden müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, bu nedenle takibe itiraz ettiklerini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre çekişmenin kaynağı olan iade faturasının davalının davacıya olan borcundan düşülmesi gerektiği, bu miktar düşülmeden yapılan takibe iade faturası miktarı kadar kısmi itirazın yerinde olduğu, davacının takipte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mal satıp bedelini alamadığını iddia ederek mal bedeli olan 4.151.80 TL’nin tahsili için ilamsız icra takibine girişmiş, davalı aleyhindeki takibin 2.330 TL’lik kısmına fiyat farkı faturası kestiğini ve bu kısım borçtan sorumlu olmadığını belirterek kısmi itirazda bulunmuştur. Dava kısmi itiraza uğrayan bölüme ilişkin olup, uyuşmazlık, taraflar arasında fiyat farkı konusunda bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve davalının savunmasına dayanak teşkil eden fiyat farkı faturasının davacı tarafça kabul edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, davalının savunmasını kabul etmemiş ve taraflar arasında fiyat farkı konusunda herhangi bir anlaşma bulunmadığını belirtmiştir. Bu durumda fiyat farkı faturası ile ilgili savunmasını ispat yükü davalıdadır. Davalı bu savunmasının kanıtı olarak yazılı belge sunamamış, fiyat farkı faturası altındaki teslim alan imzasını atan kişinin davacı elemanı olmadığı imza sahibinin yeminli ifadesinden anlaşılmıştır. Öte yandan anılan fiyat farkı faturası davacı defterinde kayıtlı olmadığı gibi, bu faturanın cari hesap ve muavin defter kayıtlarına da işlenmediği bilirkişi Erhan Kayra tarafından düzenlenen 9.7.2007 havale tarihli bilirkişi raporunun 3. sayfasındaki açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davalı defterleri yasaya uygun tutulmadığından davalı lehine delil teşkil etmez ise de TTK’nun 84.maddesi uyarınca sahibi aleyhine delil sayılır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulup, yeterince tartışılmadan delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.