YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8890
KARAR NO : 2012/15373
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … İnş.Ltd.Şti.vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, …’nın davalılar … ve … Ltd. Şti. ile anlaşarak kendisine verilen vekaletteki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle haksız ve hukuka aykırı bir şekilde senet (bono) düzenleyerek müvekkilini borçlandırdığını, bu kişi ve firmaların müvekkiline ne nakdi ne de ayni bir borç, mal verme durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu kişilere herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin davalılara 50.000,00 TL borcu olmadığının tespitini dava ve talep etmiştir.
Davalı … ve … vekili, müvekkili …’nun … Ltd. Şti’nin temsilcisi olduğunu, kendisine hiçbir surette husumet yöneltilemeyeceğini, davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesini, davacının dava dilekçesinde, davasına dayanak yaptığı bonoların tanzim ve vade tarihleriyle, senet bedellerini belirtmediğini, dava konusu borçlu olunmadığı iddia edilen senetle ilgili bilgilerin dava dilekçesinde bulunmadığını, dava dilekçesinin menfi tespit davasının unsurlarını taşımadığından reddine karar verilmesini talep etmiş, davacı ile müvekkili şirket arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişkiler söz konusu olduğunu, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen ticari işlemlerden dolayı davacının müvekkiline faturalar ve bonalar sebebiyle 50.000,00 TL ve üzerinde borçlu olduğunu bildirmiştir.
Birleşen dava dosyasında ise davacı vekili, müvekkili ile davalının akraba olduğunu, ona Gözde İletişim isimli iş yerini açıp geniş yetkili bir vekalet verdiğini, bir süre sonra davalının bu vekaleti kötüye kullandığını fark ederek azlettiğini, ancak o arada davalının kötü niyetli olarak müvekkili adına kambiyo senetleri düzenleyerek, müvekkilini karşılıksız borç altına soktuğunu, hakkında icra takiplerine neden olduğunu, Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/547 esas sayılı dosyasıyla, davalı ile birlikte hareket edip müvekkili aleyhine düzenlenen senetlerden ötürü alacaklı olan … ve … Ltd. Şti. aleyhine menfi tespit davası açtıklarını, o davada …’nın taraf olması gerektiği kanaatine varılması sebebiyle de bu davayı açtıklarını
belirterek, davaların birleştirilmesini, Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/22017 esas sayılı dosyasında müvekkili … aleyhine kesinleşen borç sebebiyle, müvekkili …’in doğmuş ve doğacak zararlarının karşılanması için fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 50.000,00 TL tazminatın davalı …’dan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen dosyanın davalısı …’nın, davacı …’in akrabası olduğu, bir dönem yanında çalıştığı, yanında çalıştığı sırada davalı …’ya kambiyo senedi düzenlemek üzere vekalet ile yetki verildiği, davalı …’in, davacının yanından dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesine göre 15.05.2009 tarihinde ayrıldığı, davalının iş yerinden ayrıldıktan sonra 20.08.2009 düzenleme tarihli 50.000,00 TL’lik senedi davacı adına vekaleten düzenleyerek … Limited Şirketine verdiği, davalı … Şirketi ile …’nın, davacıyı zarara uğratmak amacı ile muvazaalı olarak senet tanzim ettikleri, davacının davalılara herhangi bir borcunun olmadığı, davalı …’nun … Şirketi’nin yetkili temsilcisi olma dışında davada herhangi bir sıfatı bulunmadığı, davacı tarafça senet bedelinin hamile ödendiğine ilişkin dosyaya bir belge sunulmadığı gerekçesiyle, davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalının … Ltd. Şti. ile birleşen dosyanın davalısı … hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının bu davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1-Asıl dava, bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti, birleşen dava ise tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Asıl davadaki menfi tespit isteminin HUMK 290 (HMK 201) maddesi uyarınca yazılı delil ile ispatı gerekmektedir. Mahkemece, yanılgılı gerekçe ile davalı … Ltd. Şti. hakkındaki davada yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
2-Birleşen dosyada davacının talebi tazminatın tahsili istemine ilişkin olmasına rağmen, mahkemece, talep dışına çıkılarak, bu davalı hakkında da borçlu bulunmadığının tespiti yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, ayrıca birleşen davada, davacı tarafından maktu harç yatırıldığı ve adli yardım talebinde bulunulduğu anlaşılmış olup, mahkemece adli yardım talebi konusunda bir karar verilmeksizin ve eksik yatırılan harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün asıl davanın davalısı … Ltd. Şti. yararına, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre, asıl davanın davalısı … Ltd. Şti. vekilinin (diğer) temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.