Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2340 E. 2012/6565 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2340
KARAR NO : 2012/6565
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, temizlik hizmeti bedelinin tahsili amacı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacı tarafından temizliği yapılan inşaatı bitmiş iki okula ait metrajları yüksek hesapladığını, sözleşmenin 6. Maddesine göre yapılan temizliğin metrajı, kalitesi ve süresi konusunda müvekkilinden onay alındıktan sonra fatura tanzim edilmesi gerekirken, sözleşmenin bu hükmüne aykırı davranıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, inşaat alanının tamamı üzerinden yapılan hesaplama yönteminin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacı tarafından temizlenen pencere, kapı, ayna, lavabo gibi yerlerin ayrı ayrı m2’sinin hesaplanmasının ve faturaya dahil edilmesinin sözleşmeye uygun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut olayda uyuşmazlık, sözleşmede belirtilen temizlik bedelinin hesaplanmasında hangi yüzeyin veya yüzeylerin esas alınacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek bilirkişi raporunda bu hususun internetten tespit edilen temizlik şirketlerinden sorulduğu ve alınan cevaplar çerçevesinde sadece zemin yüzeyinin m2’si üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Halbuki bilirkişi, özel ve teknik bilgisi nedeni ile seçilip, özel ve teknik konuda görüş bildiren kişidir. Bilirkişinin kendisine verilen görev ile ilgili araştırma yapmasında bir engel olmamakla birlikte esasen kendisinde bulunması gereken özel ve teknik bilgiyi uygun olmayan yöntemlerle başkalarından temin ederek rapor düzenlemesi doğru olmayıp, bu husus başlı başına bilirkişinin özel ve teknik bilgisinin rapor düzenlemek için yeterli olmadığı anlamına gelir. Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kimseye bırakamaz (HMK m.276). Bu nedenle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden yeniden rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Sözleşmeden doğan temizlik ücreti alacağının likit (belirlenebilir) olduğu gözetilmeden yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.