Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/3834 E. 2010/10676 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3834
KARAR NO : 2010/10676
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
2-…, …, … vd.

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … adına mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğine ilişkin belgeye rastlanmamıştır. Adı geçen davalılar adına mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi tebliğ edilmiş ise buna dair belgelerin temin edilerek, tebliğ edilmemişse tebliği sağlanarak temyiz süresi de beklendikten,
2-Davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a ise davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğine dair belge bulunmamaktadır. Adı geçen davalılar adına davacı vekilinin temyiz dilekçesi tebliğ edilmiş ise buna dair belgenin temini ile tebliğ edilmemiş ise tebliği sağlanarak temyiz süresi de beklendikten,
3-Davalılar .., …, … ve … adına çıkarılan mahkeme kararı ile ilgili tebliğ mazbatasında Tebligat Yasasının 21. maddesine göre tebliğ edildiği yazılmış, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise hiç tebliğ edilmemiştir. Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun tebligat yapılmadığından tebligatlar geçerli değildir. Buna göre adı geçen davalılara mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süreleri de beklendikten,
./..

2010/3834-10676 -2-

4-Davalı … adına mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi, davalı … ’a ise mahkeme kararı Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiş , davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise tebliğ edilmemiştir. Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ yapılabilmesi, muhataba daha önce usulüne uygun bir tebliğ yapılmasına ve muhatabın bu tebliğe rağmen yeni adresini bildirmeden tebliğ yapılan adresi terk etmesi halinde sözkonusu olmaktadır. Dosya içerisindeki tebliğ belgelerinden adı geçen davalılar adına daha önce usulüne uygun bir tebliğ de yapılmadığı anlaşıldığından, Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılan tebliğin geçerliliğinden sözedilemez. Buna göre adı geçen davalıların adresleri zabıta marifetiyle ve ilgili kurumlardan araştırılarak saptandıktan sonra mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği sağlanarak temyiz süresi de beklendikten,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.