YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7172
KARAR NO : 2010/276
KARAR TARİHİ : 19.01.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava ve birleşen dava dilekçesinde, apartman ortak yerine yapılan müdahalelerin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay uygulamalarında, mimari projede yer almasa bile anagayrimenkul ve diğer bağımsız bölümlere zarar vermemek, tesis edildiği ortak yerde ait olduğu bağımsız bölümün arsa payına tekabül edecek miktardan fazla yer işgal etmemek, tüm bağımsız bölümlerin güneş enerji sistemi koymaları için yeterli yer bulunmak ve hepsinin koyması halinde bina statiğine zarar vermemek, ayrıca fenni usullere uygun olmak koşullarının yerine getirilmesi kaydıyla güneş enerjisi sistemin kurulabileceği kabul edilmektedir. Bilirkişi raporunda ve ek raporunda, davalıya ait güneş enerjisi sisteminin yukarıda sayılan koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılmadan salt su sızdırmadığının tespiti ile yetinilmiş olmakla mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak güneş enerji sisteminin kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi,
2- Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin 4/5′ inin rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım, tesisler ve değişiklik yapamazlar. Somut olayda ortak yer niteliğindeki bahçeye davalı tarafından ağaç dikildiği ve bu ağaçlar nedeniyle apartman sakinlerinin rahatsız olduğu, ağaçların dikilmesi konusunda da kat maliklerince alınmış bir karar olmadığı anlaşıldığına göre davalı-karşı davacının diktiği ağaçlar tespit edilerek bunların kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.