Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/8788 E. 2010/12170 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8788
KARAR NO : 2010/12170
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

Davacı … vd. ile davalı … aralarındaki soyadı düzeltimi davasına dair Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.06.2009 günlü ve 2009/193-209 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 13.05.2010 günlü ve 2010/3956-7463 sayılı ilama karşı, davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen mahkeme kararındaki gerekçelere göre düzeltme dileğinde ileri sürülen sebepler HUMK.nun 440. maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymadığından vaki düzeltme isteğinin REDDİNE, takdiren 172,00 TL para cezasının düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, 30.09.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy:

5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/1-b maddesi ve bendinin birinci cümlesinde aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği, son cümlesinde de Nüfus Müdürlüğünün soyadı değişikliğinde eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği öngörülmüştür. Dosya içindeki Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/82 Esas 2001/130 K. sayılı kararı ile davacıların babası Mustafa’nın açtığı dava sonucu soyadının Mutlu olarak değiştirildiği nüfus kayıtlarına göre davacıların reşit olmaması nedeniyle yukarıda sözü edilen madde hükmü gereğince Nüfus Müdürlüğü tarafından idari yoldan onların soyadının da değiştirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının babası tarafından açılmış dava sonunda soyadının Nüfus Müdürlüğü tarafından yukarıda sözü edilen madde hükmü gereğince değiştirilmiş olması halinde davacı tarafından açılmış bir davadan sözedilemez. İdari nitelikteki soyadı değişikliğinin, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği hükmü kapsamında değerlendirilmesi haklı nedenlerin varlığı halinde davacının dava açma hakkını engellemesi sonucunu doğuracağından çoğunluğun davacının reşit olmadığı dönemde babası tarafından açılan dava sonucu yapılmış bir soyadı düzeltimi bulunduğu takdirde davanın reddi gerektiği yolundaki görüşüne katılmıyoruz. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dairenin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşündeyiz.