Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12273 E. 2011/12709 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12273
KARAR NO : 2011/12709
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen taşınmaz hukukuna ilişkin davada … Sulh Hukuk Mahkemesi ve … Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Dava, müdahalenin men’i istemine ilişkindir.
… Sulh Hukuk Mahkemesince, yapılan keşif ve alınan ziraat bilirkişisi raporuna göre, davaya konu taşınmazın değerinin 95.597 TL olup, sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aştığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davacının zilyetlik hakkına dayanarak davalıların müdahalesinin önlenmesini istediği davada HUMK 8/II-3 maddesi uyarınca malın değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Dosyanın incelenmesine göre; davacının maliye hazinesine ecrimisil ödemek suretiyle tasarrufunda bulundurduğunu beyan ettiği davaya konu taşınmaz üzerindeki davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini mahkemeden talep ettiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu 981,982 ve 983. maddeleri, mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kişilerin zilyetliğinin korunması için konulmuş hükümleri ihtiva etmektedir. Bu maddelerde düzenlenen davalar ile, zilyet; zilyetliğinin bir hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan yalnızca zilyetliğini öne sürerek, sulh

mahkemelerinde dava açar ve bu mahkemelerde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanır.
Zilyet, zilyetliğinin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayandığında ise dava, bir hak davası niteliğini kazanır; o takdirde mahkemenin görevi, yalnız zilyetliğin korunması davasından farklı olarak, dava olunan şeyin değerine göre belirlenir. Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.6.1983 gün ve 3351/679 sayılı; 25.11.1987 gün ve 394/876 sayılı; 06.10.1993 gün ve 1993/14-423-561 sayılı, 25.11.2009 gün ve 8-518/573 kararlarında da aynı ilkeler vurgulanmıştır.
Yukarıda açıklananlar ışığında, söz konusu davada davacının hazineye ecrimisil ödemesi sonucu taşınmaza zilyet olduğunu ileri sürmesine göre, dava, 1086 Sayılı HUMK’nun 8/II-3. ile 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-c madde ve fıkralarında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp; temelinde bir hak davasıdır. Bu nedenle uyuşmazlığın, Sulh Hukuk Mahkmesince yapılan keşifte davaya konu taşınmazın değerinin 95.597 TL olarak belirlenmiş olmasına göre, dava konusunun değerine göre görevli mahkeme olan … Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nun 22. ve 23. maddeleri gereğince … Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.