YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19691
KARAR NO : 2010/19664
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının, 2006-2007 yıllarında görev yaptığı site yöneticiliğinden ayrıldıktan sonra yeni seçilen yönetim tarafından keşide edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle alacaklının 3167 sayılı Yasaya muhalefetten suç duyurusunda bulunduğu, Savcılığın talebi üzerine davalı banka tarafından, davacının adının yer aldığı eski imza sirkülerinin Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği, bu imza sirkülerine istinaden davacı hakkında Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, 1 yılı aşkın süren yargılama boyunca sanık sandalyesine oturan davacının uyarısı ile yapılan hatanın farkedilerek doğru imza sirküleri gönderildiğini, davacının kusurlu eylemi nedeniyle mahkemeye gidip gelen, manevi olarak üzüntü yaşayan davacı için 6.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı cevabında; manevi zarar oluşmasında davalı bankanın kusuru bulunmadığını, Cumhuriyet Savcılığınca 5.5.2007 tarihli çekten bahsedilerek sirküler istendiğini, oysa çekin 5.5.2008 tarihli olduğunu, hatanın bilahare düzeltildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının hatalı eylemi sonucunda davacının kişilik haklarına tecavüz edildiği, sebepsiz yere yargılamaya maruz kaldığı, üzüntü ve elem duyduğu gerekçe gösterilerek 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Somut olayda; davacı … dava dışı iki şahıs hakkında 3167 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan davada mahkemece şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmiş olup, çekin keşide tarihinde davacının site yöneticiliği görevinden ayrıldığı halde davalı banka tarafından gönderilen imza sirküleri nedeniyle davacı hakkında kamu davası açılmış ise de; bunların kişilik haklarına yönelik bir saldırı taşımadığı gibi, salt üzüntü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.