Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4083 E. 2010/9875 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4083
KARAR NO : 2010/9875
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2009/2986 Esas sayılı dosyasından, davalı (alacaklı) tarafça borçlu aleyhine yapılan takipte, müvekkilinin haciz tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile satın aldığı … plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; mahcuz aracın mülkiyetinin davacı tarafından haciz tarihinden önceki noter satış sözleşmesi kazanılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile … plakalı araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, vekalet ücretine yönelik olarak davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1- Mahkemece, davalı alacaklının dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle, tüm yargılama giderleri davacı taraf üzerinde bırakılmış ise de; mahcuz araç 25.8.2008 tarihli noter kati satış sözleşmesi ile davacı 3.kişiye satılmış ve araç mülkiyeti 2918 Sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca davacıya geçmiştir. Bu satış sözleşmesinden uzun bir süre sonraki takip nedeniyle, araç üzerine 30.4.2009 tarihinde haciz konulmuştur. Eldeki dava 25.5.2009 tarihinde açılmış ve davalı (alacaklı) vekili yargılama aşamasında davaya karşı çıkarak reddini istemiş, mahcuz araç üzerindeki haczin kaldırılması için herhangi bir girişimde bulunmamış, yargılama sonunda da davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu durumda, mahkemece, davalı alacaklı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü ile HUMK.nun 413.vd. Maddeleri uyarınca, tüm yargılama giderlerinden res’en sorumlu tutulması gerekir. Diğer yandan, istihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi daha az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin III.kısmına göre vekalet ücretinin nisbi olarak hesaplanması gözönünde tutulmalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yargılama giderleri yönünden davacı 3.kişi aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre; davalı alacaklı taraf yararına hükmedilen vekalet ücretinin yukarıda açıklandığı üzere, mahcuz malın değerinden daha az olan takip miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.