Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/16794 E. 2010/19653 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16794
KARAR NO : 2010/19653
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.000 TL alacak için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının, dava dışı … ‘in davalı şirketten olan işçi alacağının tahsili için vekilliğini üstlenerek açtığı davada, müvekkilinin hasım tarafla sulh olması sonucu feragat dilekçesi verdiğini ve mahkemece feragat nedeniyle reddine karar verildiğini belirterek Avukatlık Kanunu 165.maddesi uyarınca her iki taraf vekalet ücretinin davalı Şirketten tahsili için girişilen takibe itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istenilmiştir.
Davalı cevabında, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, iş mahkemesi dosyasının incelenmesinde; taraflarca imzalanmış bir sulh anlaşması veya zapta geçirilmiş bir sulh anlaşmasına rastlanmadığı, sadece davacının karşı tarafla sulh olduklarını beyan ederek davasından feragat ettiğini, davanın feragat nedeniyle redle sonuçlandığını, bu nedenle Avukatlık Kanunu 165.maddesinin olayda uygulanamayacağını, avukatın müvvekkili ile arasındaki vekalet ücretini ancak müvvekilinde isteyebileceğini gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davalı vekili, 19.10.2010 tarihli cevap dilekçesinde; şirketin çalışanı dava dışı … Işık ile yapılan görüşme sonucu kendisi ile anlaşmaya varıldığını ve bu sebeple haklarındaki davadan feragat ettiğini ifade etmiş olup, mahkemece bu anlaşmanın sulhe ilişkin olup olmadığı yeterince araştırılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.