Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7031 E. 2010/9903 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7031
KARAR NO : 2010/9903
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteği …e çarparak ölümüne neden olunduğunu, bu suretle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 28.864,92 TL destek tazminatının davalıdan ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusur ve limit oranında sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacı…bakımından davanın kabulüne, 18.000,00 TL’nin 14.08.2007 tarihinden ve 8.864,92 TL’nin ise ıslah tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline, diğer davacı bakımından ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgilere göre murisin oğlu olan davacı …’in 28.08.2007 tarihli kazadan sonraki dönemi kapsayacak şekilde, 12.09.2005-17.09.2008 tarihleri arasında meslek yüksekokulunda öğrenci olduğu, 2009 yılında açık öğretim fakültesi öğrencisi olduğu belirtilmektedir. Bu davacının kaza tarihinden sonraki dönemde öğrenci olduğu ve olmasının muhtemel olduğu yıllara ilişkin destekten yoksun kaldığının kabulü ile, tarafların bu konudaki delilleri değerlendirilerek, tazminat hesaplamasının buna göre yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
2-Diğer yandan, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigortanın, KTK’nın 98/1, 99/1 maddeleri ile TTK’nın 1299. maddeleri ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-2 maddesi uyarınca kazaya ilişkin bilgi ve belgeleri ile birlikte başvurulmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava veya icra takibi tarihinde temerrüde düşeceği öngörülmüş olup, davalı … bakımından temerrüt faizinin anılan hükümlere göre belirlenmesi gerekir.
Islah ile artırılan kısım bakımından ise, yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de dava dilekçesinde istenilen tazminatla birlikte, varsa başvuru tarihinden, yoksa dava veya takip tarihinden temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı … ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylem olup, anılan hükümlere göre davalı … şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil kazanın ihbarıdır. Bu itibarla, kısmi talep ile dahi kazanın davalı sigortaya ihbar edilmiş olmasıyla, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiştir. Bu durumda, gerek dava ve gerekse ıslahla istenilen tazminat için birlikte, açıklanan tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Dairemizin son uygulaması bu yöndedir.
Somut olayda davacı tarafça 01.08.2007 tarihinde davalı sigortaya başvurulmuş olup, buna göre dava dilekçesinde istenilen tazminat için 8 işgünü sonrası olan 14.08.2007 tarihi itibarıyla faiz yürütülmüş ise de ıslah dilekçesinde istenilen meblağa da bu tarihten faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah tarihinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Alacağa hükmedilecek faizin türü bakımından ise; dava dilekçesinde ticari (avans) faiz talep edilmiş olup, zarara neden olan aracın ticari nitelikteki transit minibüs olması ve bu itibarla ticari faaliyette kullanıldığı sırada zarara neden olunması nedeniyle, tazminata ticari işlerde uygulanması gereken avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda üç bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.