Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/7338 E. 2013/10065 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7338
KARAR NO : 2013/10065
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bozma ilamında, münavebeye buğday ürününün yanında en az bir ürün daha alınıp, buna göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtildiği halde, mahkemece alınan ek bilirkişi kurulu raporunda, ilçe tarım müdürlüğünün 2006 yılı ürün maliyet çizelgesinde buğdaydan başka kıraç arazide yetişen ikinci bir ürün yer almadığı belirtilerek, taşınmazın açık tarla olan kısmı açısından yine tek ürün olarak buğday ile yetinilerek değer tespit edilmiş ve mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Dairenin 11.11.2010 tarihli bozma ilamının 1. maddesinde de belirtildiği üzere, birden çok ürün yetiştirilebilen yörelerde gerçek değere ulaşılabilmesi için tek ürünle yetinilmeyerek çevrede ekilmesi mutat olan ürünler dikkate alınır. Net gelirin hesaplanmasında münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarının tarım müdürlüğünden getirtilecek listelerde yazılı verilere uygun olması gerekir.
Buna göre mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ekilmesi mutat olup, kuru tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlerin neler olduğu gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden sorulup, buğday ürününün yanında en az bir ürün daha alınıp, bunun da değerlendirme yılında dekar başına ortalama verimi ve üretim gideri ile kg. başına ortalama satış fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemiş olması,
2-Bozma ilamında, salt tarla kısmı yönünden yapılan değerlendirmedeki yanlışlığa değinilmiş olup, taşınmazın zeytinlik olan kısmı yönünden herhangi bir bozma nedeni belirtilmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bozma gerekleri yerine getirilmeli, bu bağlamda bozma kapsamı dışına çıkılmamalı ve bozmaya konu edilmeyerek taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözününde bulundurulmalıdır.
Bu nedenle, bozma kapsamı dışına çıkılarak, davalı lehine usuli kazanılmış hak ilkesine de aykırı olarak zeytinlik kısmına ilişkin verileri de değiştirmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.