YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1027
KARAR NO : 2011/3673
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin 1.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir.
Somut olayda bilirkişi raporunda taşınmazın gelir metoduna göre m² fiyatı bulunduktan sonra bunun üzerinden kamulaştırma bedelinin hesaplanması gerekirken, tarımsal gelir usulüyle bulunan 0,59 TL/m² birim fiyatı ile Uşak Emlak Piyasası rayiç fiyatı olarak kanaat edilen 12 TL/m² birim fiyatın ortalaması alınarak 6,30 TL/m² fiyatından kamulaştırma bedelinin hesaplanması,
2-Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, bir yılda çift ürün alınabilen yörelerde dahi bu ürünlerin hazırlık ve yetişme süreleri dikkate alındığında bir yılı aşan süre gerektiği de gözönünde bulundurularak, genellikle iki yılda üç ürün esası uygulanmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu yön dikkate alınmadan beş yılda beş ürün (şeker pancarı, buğday, haşhaş, yem bitkisi, buğday) münavebesi üzerinden değerlendirme yapılması,
3- Dava konusu taşınmaz kamulaştırma ile ifraz edilerek 27, 28 ve 29 nolu parsellere ayrılmış, kamulaştırılan kısım 140,61 m² yüzölçümlü 28 nolu parsel olup geriye 3260,46 m² (27 nolu parsel) ve 340,41 m² (29 nolu parsel)’lik iki ayrı parça kalmıştır. Bu durumda kadastro teknisyeni tarafından düzenlenen krokiye göre her bir parçanın yüzölçümü, konumu ve geometrik durumu ile kullanım amacı göz önünde tutulduğunda 3260,46 m²’lik büyük parçada herhangi bir değer kaybının olmayacağı gözetilerek bilirkişi kurulundan bu konuda ek rapor alınması gerekirken arta kalan kısımların tamamı üzerinden değer kaybı hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek bedel tespit edilmiş olması,
4- … 5018 sayılı Yasaya ekli I sayılı cetvelde genel bütçeye dahil kamu idareleri kapsamına alınmış olup, anılan Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazların Hazine adına tapu sicilinde tescil olunacağı gözetilmeden dava konusu taşınmazın doğrudan idare adına tesciline karar verilmesi,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 21.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.