YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6287
KARAR NO : 2010/9934
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, dava dilekçesinde soyadının “…” olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde 1990 yılında annesi ile babasının ayrıldığını, o tarihten beri tüm ihtiyaçlarının annesi tarafından karşılandığını, 13 yıldan beri de babasını hiç görmediğini, kendisi ile ilgilenmeyen babasının “… ” olan soyadını taşımak istemediğini, annesinin kızlık soyadını almak istediğini ileri sürerek “…” olan soyadının “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının soyadının “…” olduğu yaptırılan kolluk araştırmasında da bu soyadla tanındığı, anne ve babasının boşandığı, dinlenen tanığın beyanına göre de davacının babasının davacı ile küçük yaştan bu yana ilgilenmediğinden baba soyadını kullanmak istemediği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27.maddesine göre haklı nedenlerin varlığı halinde kişi adının dolayısı ile soyadının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Somut olayda davacının soyadının değiştirilmesini gerektirecek ve haklı gösterecek hiç bir neden bulunmamaktadır. Aile içi geçimsizlik ve dargınlıkların, soyadının değiştirilmesini gerektirecek nitelikte haklı neden olarak kabulü mümkün değildir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.