YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16528
KARAR NO : 2022/3899
KARAR TARİHİ : 02.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesi’nin 08/05/2019 gün, 2016/8310 E- 2019/5716 K sayılı ilamında; “…davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmediği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; Dairenin ilgili bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafın 24/11/2020 tarihinde yapılan duruşmasına katılmadığı, belgelendirilmiş mazeret de gönderilmediği anlaşılmış ve duruşma (başvuruya bırakıldığı) tarihi olan 24/11/2020 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde davanın yenilenmesine yönelik bir talepte bulunulmadığı anlaşıldığından davanın HMK’nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş söz konusu karar davacı vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; dava açılırken Av. … , … , … , … ve … ’ın davacı vekili olarak atandığı,
Av. …’un da temyiz aşamasında dosyaya davacı vekili olarak iştirak ettiği, dosyaya geçerli vekaletnamesini de sunduğu,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 08/05/2019 tarih, 2016/8310 E- 2019/5716 K sayılı ilamının davacı vekili Av. … e 24/09/2019 tarihinde, sonrasında da karar düzeltmeye ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5370 E- 2020/4407 K sayılı ilamının da davacılar vekiline 22/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davacı asil tarafından Amasya 4. Noterliği’nin 30/01/2020 tarih, 001218 yevmiye ile Av. … , … , … , … ve … ’ın vekillikten azledildiğinin anlaşılması üzerine, Yargıtay ilamlarının davacı asile tebliğ edildiği, davacı asilin de duruşmaya iştirak etmediği, Mahkemece 24/11/2020 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilip, 25/02/2011 tarihinde dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11/2 maddesinde “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekilin birden çok olması durumunda bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu, tebligatın birden fazla vekile yapılması durumunda, bunlardan ilkine yapılan tebliğin asıl tebliğ tarihi sayıldığı” öngörülmüştür.
Davanın vekil vasıtası ile açılmış olması halinde tüm tebligatların vekile yapılması gerekmektedir.
Davacı, vekillerine (Av. …, … , … , … ve … ) azilname çekmiş ise de; azilnamede vekil Av. …’un azledilmediği, davacı asile yapılan tebligatların usulsüz olduğu, bu sebeple mahkemece davacı asile yapılan usulsüz tebligata göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece davacı vekili …’a usulüne uygun tebligat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı asile yapılan usulsüz tebligata göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.