Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1917 E. 2022/5471 K. 08.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1917
KARAR NO : 2022/5471
KARAR TARİHİ : 08.09.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece dosyanın geldiği aşama ve bozma ilamı ile sanığa ek savunma verilmesi gerekliliği gerekçe gösterilerek, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Olay tarihinde, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen işyeri sahibi sanık …’in bulunmadığı sırada katılanın çalışmak istememesine rağmen, ustabaşı sanık …’in talimatı ve ısrarı üzerine büyük tonajlı pres makinesinde çalışırken, kalıp üzerine saç parçası yerleştirdiği sırada presin düşen üst koçu ile kalıp arasına katılanın sol el parmaklarının sıkışması neticesinde katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, 04.03.2013 bilirkişi raporuna göre, işyerinde ilgili bölümün sorumlusu olması sebebiyle görevlendirdiği işçinin kaza geçirmesini önlemek üzere pres makinesinde yeterli güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığını kontrol etmeyen sanık …’in tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur tespitine, eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “sanığın güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci paragrafında yer alan, “sanığın amaç ve saiki” ibarelerinin çıkartılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.