YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13059
KARAR NO : 2011/7296
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yanca bakiye alacağın tahsiline yönelik müvekkili aleyhine takip başlatılması sonucu itiraz süresi geçirildiğinden dolayı ihtirazi kayıt ile 3.645.83.-TL’nin müvekkilince icra dosyasına yatırıldığını, oysaki davalının bakiye alacağına karşılık müvekkilince hizmet sunularak bu hizmete dair faturanın davalıya tebliğ edildiği halde davalı yanın alacağı kaldığını bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli takip yaptığını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle icra dosyasına yatırılan 3.645.83.-TL’nın depo edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve ayrıca %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca hizmet faturasına konu bir hizmetin müvekkiline verilmediği gibi sözkonusu faturanın tebliğ de edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle davacının davalıya 3.645.83.-TL borçlu bulunmadığının tespitine ve bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı yanca davalı adına düzenlenen 2.932.-TL tutarlı hizmet bedeli faturasından kaynaklanmaktadır. Sözkonusu faturadaki hizmetin verildiğini ispat yükü davacı taraftadır. Davalı ise faturaya konu hizmetin verilmediği gibi faturanın da kendisine tebliğ edilmediğini savunmuştur. Dosya içeriğindeki mevcut delil durumuna bakıldığında davacı yanın hizmet sunduğunu kanıtlayamadığı görülmektedir.
Bu durum karşısında; davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı gözetilmek suretiyle mahkemece davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.