YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8587
KARAR NO : 2011/4174
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında Finansal Kiralama Sözleşmeleri ve Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi akdedildiğini, davalıya kira borcu ve işlemiş faiz borcunu altmış günlük yasal sürede ödemesi, aksi halde sözleşmelerin feshedileceğini ve fesih süresi sonundan itibaren beş gün içinde sözleşme konusu malların teslimi için keşide edilen ihtarnamelere rağmen davalının kira borcunu halen kapatmadığı gibi makinaları da teslim etmediğini belirterek, sözleşmelere konu mülkiyeti davacıya ait olan üç adet paletli ekskavatörün aynen davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre, yanlar arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne konu malların davalıya teslim edildiği, borçların zamanında ödenmemesi üzerine 60 gün içinde borcun ödenmesinin ihtar edildiği, ancak borcun ödenmemesi ile davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmeye konu üç adet paletli ekskavatörün aynen davalıdan alınıp, davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 22.09.2005 tarihinde (sözleşme no:15076), 17.07.2007 tarihinde (sözleşme no: 55720) düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmeleri imzalanmış, 17.07.2007 tarihinde ise 22.09.2005 tarihli sözleşme eki olarak ve düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi imzalanmıştır.
22.09.2005 tarihli düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi’nin “VI-Sözleşmenin
22.09.2005 tarihli düzenleme şeklinde kiralama sözleşmesinde süresinin 37 ay olduğu kararlaştırıldığı, sözleşmenin “VI-Sözleşmenin Sona Ermesi”ana başlıklı “A-Malın Kiracıya Satılması/Satıştan Vazgeçilmesi/Sürenin Sona Ermesi”yan başlıklı 30/a maddesinde; “iş bu sözleşme, …., …., kiralananın satın alma opsiyon hakkının kullanılmayacağı kiracı tarafından kabul edilmişse kiralama süresi sonunda ayrıca bir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kendiliğinden sona erer.”, 17/b maddesinde ise “Kiracı iş bu sözleşmenin özel şartlarında kiralananı satın alma hakkını kullanmayacağını kabul etmiş ise, iş bu sözleşme süresi sonunda kiracı, kiralayanın mülkiyetini devir almayacak ve sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren 5 gün içinde tüm masraf ve sorumluluklar kendisine ait olmak üzere kiralananı kiralayana iade etmeyi kabul ve taahhüt eder” hükmünün düzenlendiği görülmektedir. İş bu 22.09.2005 tarihli sözleşme eki olarak düzenlenen 17.07.2007 günlü kiracının ana sözleşmedeki satın alma opsiyon hakkından vazgeçmesi amacı ile hazırlanan tadil sözleşmesinin 2.maddesinde ise;
“Ana sözleşmelere aşağıdaki kloz eklenmiştir. Kiracı sözleşme süresi sonunda kiralananın kendisine satın alma opsiyon hakkını kullanmayacaktır. Bu nedenle sözleşmenin “XI Kiracı’nın Kiralanan’ı Satın Alma ve Hakkını Kullanması İle İlgili Hükümler”başlığı altındaki madde yürürlükten kaldırılmış olup, sözleşme süresi sonunda kiracı kiralananın mülkiyetini devir almayacak ve sözleşme süresi sonunda kiralayan’a tüm masraf ve sair sorumluluklar kendisine ait olmak üzere iade edecektir…”hükmü yer almaktadır.
Bu düzenlemeler karşısında, dava tarihi itibariyle 22.09.2005 günlü sözleşmenin sona erdiği ve davalı-kiracının sözleşmeye konu kiralananları davacı-kiralayana iade etme yükümü altında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki düzenleme ve açıklanan esaslar doğrultusunda 22.09.2005 tarihli sözleşme için davanın kabulü gerekirken, farklı gerekçe ile bu sözleşmeye konu menkullerin de davacıya iadesi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru olan hükmün bu gerekçelerle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.