YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13671
KARAR NO : 2012/18282
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; …’nın müvekkili bankadan kredi çektiğini, borçlunun borç ödenmeden vefat ettiğini, kredi borcundan dolayı mirasçıları ve kefilleri hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların borcu sigorta şirketinin ödemesi gerektiği yönündeki itirazlarını müvekkiline karşı ileri sürmelerinin hukuken mümkün olmadığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili; davacı banka ve … arasında yapılan kredi sözleşmesinde ve bunun eki olan sigorta şirketi ile yapılan sözleşmede bu tip ölümlere ilişkin ölüm sonrası kredi borcunun sigorta şirketi tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, sigorta şirketinin prim borcunu alınan krediden peşin olarak tahsil ettiğini, borçlunun ölümü neticesinde primi alan ve aynı banka bünyesinde çalışan, banka ile aynı tüzel kişiliğe sahip sigorta şirketi borcu ödemesi gerekirken müvekkillerinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; …’nın kredi sözleşmesini imzalarken aynı tarihli hayat sigortasını primini peşin yatırmak suretiyle yaptırdığı, ancak sözleşmeden 3 ay sonra vefat ettiği, iki ayrı ex raporundan birinde kalp kirizinden vefat ettiğinin, diğerinde karaciğer sirozu, cardiyopulmoner arrest’den vefat ettiğinin bildirildiği, hayat sigorta poliçesi başvuru formunda murisin … sorunu olup olmadığına ilişkin her hangi bir bildirimde bulunmadığı, formun altında imzasının bulunmadığı, müteveffanın rahatsızlığını kasten gizlediğine yönelik bir belge ve emarenin ispat edilemediği, … sigortasının her halükarda geçerli olduğu,dolayısıyla kredi borcundan öncelikle sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davalıların itirazlarında haklı oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı banka, yerel mahkeme’nin gerekçesinde sözü edilen hayat sigortasının tarafı değildir. Dava, banka genel kredi sözleşmesine dayanmakta olup asıl borçlunun mirasçıları ve müteselsil kefiller aleyhine açılmıştır. Bu durumda Mahkemece sözleşme çerçevesinde banka kredileri konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.