YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12485
KARAR NO : 2012/14286
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 16.03.2008 tarihinde 075 kodlu kapaklı gıda kabının üretimi ile davalıya teslimi konusunda anlaşma yapıldığı, her ay 20.000 adet ürün siparişi verilmesi gerektiğini, sözleşmenin bir yıl süreli olup sürenin dolmasından en geç iki ay evvel taraflar feshi ihbar etmediği takdirde sözleşmenin fiyat hariç aynı şartlarla devam etmesinin kararlaştırıldığı, davalının her ay vermesi gereken 20.000 adet siparişi vermediğini sadece 60.960 adet sipariş verdiği, davalının 11.06.2009 tarihli ihtarname ile uyarılmasına rağmen müvekkilini oyaladığını, eğer sözleşme ifa edilmiş olsaydı müvekkili şirketin 70.122,40 TL gelir elde edeceğini belirterek, fazlaya dair haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmenin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı, müvekkili şirketin ikametgahının İzmir de olduğunu, bu nedenle Kadıköy mahkemelerinin yetkisiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 14.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan mahrum kalınan kâr miktarını 40.936,32 TL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre sözleşme ile yetkili mahkeme belirlendiğinden yetki itirazının reddine, davalının her ay sözleşme ile öngörülen sayıda sipariş vermediği, davalının taahhüt ettiği siparişi vermemesi nedeni ile doğmayan gider ve harcamalar düşüldükten sonra mahrum kalınan kârın 40.936,32 TL olduğundan bu miktarın temerrüt tarihi 20.05.2009 tarihden itibaren değişen ve değişecek oranda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle sözleşme imzalandıktan sonra davalının bir kısım siparişler vererek sözleşmeyi benimsemiş olmasına, yetki itirazının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve sözleşme fesih edilmediğinden sözleşmenin bir yıl daha uzatılmış olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı vekili dava dilekçesinde temerrüt tarihini belirtmeden alacağa faiz uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece 11.06.2009 tarihli davacı ihtarnamesinin davalıya 04.05.2009 tarihinde tebliğ edildiği davalının 20.05.2009 tarihine temerrüde düşürüldüğü gerekçesi ile 20.05.2009 temerrüd tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda temerrüd faizine hükmedilmiştir.11.06.2009 tarihli ihtarnamesinin 04.05.2009 tarihinde tebliğ edilmesi mümkün olmadığı gibi 11.06.2009 tarihli ihtarnamede kâr kaybı talebi için davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte değildir.
Dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL için dava tarihinden ıslah edilen kısım içinde ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 20.05.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.