Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12694 E. 2012/6114 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12694
KARAR NO : 2012/6114
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, dava dışı …’ın idaresindeyken karıştığı kazada pertotal olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek 33.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücü değişikliği yapıldığını, sigortalı araç, alkollü davacının kullanımında iken ve alkolün etkisiyle kazanın meydana geldiğini, hasarın teminat dışında kaldığını ve fâhiş olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sürücü değişikliğinin davalı … şirketince ispatlanamadığı, rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı ve araç hurdasının davacı sigortalının yedinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.250.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Anayasanın 141. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
1086 sayılı HUMK.’nun 388/3. maddesi (6100 sayılı HMK.’nun 297. maddesi) uyarınca, karar; iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları
hususları, ihtilaflı konular hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde belirtilen açıklamaların dava konusu olayla ilgisi bulunmamakta olup, yeterli gerekçeyi içermediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Davacıya ait aracın, davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı … Şubesi’nin dain mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270. maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Dosyada mevcut, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankanın 31.07.2008 tarihli yazısında, “Tarafımıza rehinli olan ve rehin alacaklısı sıfatımızla rüçhan hakkımız bulunan … plaka sayılı araç üzerinde rehin hakkımız devam etmektedir. Rehin alacaklısı sıfatıyla 15 HH 232 plaka sayılı aracın hasarına ilişkin tazmin edilecek bedel ve aracın üzerindeki rüçhan hakkımız saklı kalmak kaydıyla davaya muvafakat ediyoruz” denilmiştir. Muvafakat, şarta bağlı olamayacağı gibi, sigorta tazminatının davacı sigortalıya ödenmesine açıkça … gösterilmesini de kapsamalıdır.
Bu durumda mahkemece, dava dışı bankanın sigorta tazminatının davacıya ödenmesine açıkça muvafakati sağlanamadığından, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı
vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 14.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.