Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1670 E. 2013/6262 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1670
KARAR NO : 2013/6262
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkil banka tarafından kredi borçlusu dava dışı …Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle açılan kredi hesaplarının, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi’nin ilgili hükümleri gereğince 31.05.2007 tarihinde kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/695 esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalıların haksız itirazları ile takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 13.05.1999 tarihli olduğunu, takip konusu alacağın ise 27.02.2004 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin olduğunu, müvekkilinin imzası bulunan sözleşmeye ilişkin borç bulunmadığını, bu sebeple müvekkilinin imzasının olmadığı sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 13.05.1999 tarihli olduğunu, takip konusu alacağın ise 27.02.2004 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini dava dışı …’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; 09.02.2004 tarihinde kefalet limitinin 200.000 TL’ye çıkarıldığı, ancak limitinin artırıldığı genel kredi sözleşmesinde davalıların imzalarının bulunmadığı, yeni kredi sözleşmesi ile başka kredilerin kullandırılması halinde imzası olmayan kefillerin sorumlu olmayacakları, sözkonusu davaya konu edilen alacağın da limitin artırıldığı 2004 tarihli Genel Kredi sözleşmesine dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçeli hüküm fıkrasının 3. maddesi, mahkemenin 02.05.2012 tarihli tavzih kararı ile değiştirilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 455. maddesinde hüküm müphem ve gayrivazih olup ve mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar hükmün tavzih edilebileceği yer almış ise de hüküm tavzih kararı ile değiştirilemez. Yerel mahkemece açıklanan yasa maddesine aykırı davranılarak hüküm fıkrası değiştirildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.