YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2086
KARAR NO : 2013/6274
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine Kayseri 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7979 esas sayılı dosyasında senede dayalı icra takibi başlattığını, takibe ilişkin senetlerin, davalının sahibi olduğu …Tarım isimli iş yerinden müvekkilince 2004 yılı içerisinde farklı zamanlarda alınan ve davalı tarafından henüz teslimi yapılmayan gübrelere ilişkin olduğunu, davalının 24.03.2004 ,05.04.2004, 07.04.2004 tarihli faturalar ile müvekkiline … ve … isimli gübreleri sattığını ve verilen senetlerden arta kalan bedel karşılığında da yine müvekkiline gübre vermeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin davalıdan gübreleri almasından hemen sonra sözkonusu gübrelerin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nce yasaklandığının ve alınan gübrelerin imha edilmesi gerektiğinin öğrenilmesi üzerine, müvekkilinin davalı ile görüşerek gübreleri geri almasını ve verdiği senetlerin kendisine iade edilmesini istediğini, davalının ise malları iade almadığı gibi dava konusu senetleri de icra takibine koyduğunu, bir kısım gübrelerin halen müvekkilinde bulunduğunu, senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek, müvekkilinin Kayseri 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7979 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; öncelikle davanın zamanaşımından ve husumetten reddi gerektiğini, satışa konu malın içeriğinden bayi olan müvekkilinin değil, dava dışı Tarsus Gübre şirketinin sorumlu olduğunu, ayıplı malların bildirimine yönelik herhangi bir bildirimin müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının talebi üzerine Kayseri İl Tarım Müdürlüğü’nün 26.08.2009 tarihli 009370 sayılı yazısı ile davalının sattığı Tar- Güb azotlu ve azotsuz gübrelerin toplatılmasına dair il müdürlüğünce yapılan işlemlere dair karar örneğini davacıya gönderdiği, davacının en geç bu tarihte satıma konu gübrelerin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yasaklandığını öğrenmiş bulunduğu, satıma konu malın hukuken ayıplı hale geldiği, davacının TTK’nun 20/3 maddesinde yazılı usullerle TTK’nun 25/3 maddesine göre davalıya ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamadığı, TTK’nun 20/3 maddesinde yazıldığı üzere ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla satıcıya bildirilmesi gerektiği, bu şekil şartının satıcının ihbarı kabul etmesi halinde aranmasına gerek olmadığı, ancak davalının böyle bir ihbarın olduğunu kabul etmediği, bu durumda süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.