YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6933
KARAR NO : 2012/10727
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kabulüne dair 07/10/2010 tarihli karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 06/10/2011 tarih 2011/2456 E. 2011/12002 K. Sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddi ile “Takip talebinde asıl alacak ile işlemiş faiz toplamına faiz yürütülmüştür. Bu hal, B.K’nun 104/ son maddesine aykırıdır. Mahkemece hükmolunan asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, takip talebi gibi takip tarihinden sonraki dönem için faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm oluşturulması isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.
Mahkemece hükmün “1” bendinin ikinci paragrafında ” … … İcra Müdürlüğünün 2009/1411 nolu takip dosyasındaki borçlu davalı …’ın itirazının kısmen iptali ile takibin 8.545,45 TL asıl alacak 488,84 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacağın takip tarihi olan 10/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına”, denildiği halde, hükmün “1” bendinde üçüncü ve dördüncü paragrafında “…. İcra takibinde asıl alacak artı faiz tutarı toplamı 9.034,29 TL nin tahsil tarihine kadar faiz uygulanmak üzere tahsiline denildiğinden buna ilişkin davacının itirazının iptali talebinin reddine, asıl alacak ve faiz toplamına faiz işletilmesi şeklindeki alacaklının talebine borçlu davalının itirazının kabulüne ve asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibin sürdürülmesine, ” denilmiştir.
Mahkemece verilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında infazda tereddüt uyandıracak ve engel olacak şekilde birbiriyle çelişen hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmış olup bu durum 1086 sayılı HUMK’nun 388/2. ve 389. maddelerine ve 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine aykırıdır.
Öte yandan dava nisbi harca tabi davalardan olup hüküm altına alınan miktar üzerinden peşin yatırılan harcın mahsup edilerek bakiye harcın tahsiline karar verilmesi gerekirken “Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.