YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/247
KARAR NO : 2012/10689
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asilin sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davacı şirketin keşideci diğer davacı …’ın kefili bulunduğu davalı şirketin lehdar olduğu ve davalı şirket tarafından diğer davalı …’a ciro eden ve … tarafından icra takibine konu edilen 11.07.2008 tanzim 12.12.2008 tarihli 150.000,00 TL’lik bono ile borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davalı şirketi temsilen … cevap dilekçesinde dava konusu bononun davacı şirket tarafından davalı şirketi temsilen kendisine verildiği, şirket kasasında duran bononun şirketin bilgisi dışında imzası taklit edilerek …’a verildiğini, bononun davacı şirketten teminat bonosu olarak alındığını, imzayı taklit eden kişinin de … olduğunun saptandığını belirtmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin bononun teminat olarak verildiğini kabul ettiğini, davacının bono ile davalı şirkete borçlu olmadığının kabulüne, diğer davalı …’un haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından … hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bononun teminat olarak davalı şirkete verildiği, mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, ciro yolu ile hamil olan …’un haklı ve iyiniyetli hamil olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Davalı şirket yetkilisi bononun …’a kendisi tarafından ciro edilemediğini imzası teklif edilerek ciro yapıldığını belirtmiştir.
… Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/252 Esas sayılı dosyasında hamilin de ( davalı …) aralarında bulunduğu kişiler hakkında Resmi Belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açıldığı ve savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporundan ciro imzasının davalı şirket yetkilisi … eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, ciro imzasının …’ye verilen vekaletname gereğince … tarafından atıldığı … tarafından savunulmuş ise de, anılan kişi 29.04.2010 tarihinde savcılıkta verdiği ifade de bonoyu ciro ederek vermediğini söylemiştir.
Bu durumda, açılan ceza davasının sonucu beklenmeden ve çekin arkasındaki ciro imzasının davalı şirket yetkilisine ya da …’ne ait olduğu konusunda bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.