Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12372 E. 2012/4509 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12372
KARAR NO : 2012/4509
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,davalının kefili olduğu Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.490.976,17 TL asıl alacak, 77.894,67 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.894,73 TL BSMV, 1.450,12 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 1.574.215,69 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek % 126 oranında temerrüt faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsile imkan verecek tarzda, ayrıca depo bedeli olarak talep edilen 1500 TL’nin tahsiline imkan verecek şekilde devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kefilin sorumluluğunun kapsamı BK’nun 490.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “kefil borcun aslı ile beraber borçlunun kusur veya temerrüdünün kanuni neticelerinden sorumludur. Faiz verilmesi şart edilmiş ise kefil ancak işlemekte olan faiz ile beraber işlemiş akdi faizden bir seneliğini vermekle mükelleftir.”
Anılan yasa hükmü karşısında dava konusu Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borç sebebiyle hesabın kat edildiği tarihteki borca, hesabın kat edildiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi ve takip tarihinden sonrası için BK 104/son maddesine aykırılık oluşturmayacak şekilde faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle hesabın kat edildiği tarih ile temerrüt tarihi arasındaki dönemi faizsiz bırakacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.