YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9026
KARAR NO : 2012/6183
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.5.2012 Salı günü davacı vekili Avukat … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazları davalı eşi … ile yeğeni …’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlu eşi …’a yapılan satışlar yönünden taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu ve eşler arasında satış yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne ancak davalı … hakkındaki davada, yapılan satışlarda alacaklıyı zarar kastı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyizden sonra davacı asıl tarafından verilen dilekçede, davanın dayanağı takipteki alacağın tümünün borçludan haricen tahsil edilmiş olduğu ve dava dosyasındaki yargılama giderleri dışındaki taleplerden feragat edildiği belirtilmiştir.
HUMK’nun 91. maddesinde feragatin iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesi olduğu belirtilmiş, 95/1.maddesinde de feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmış olup feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine de bağlı değildir. Bu nedenle mahkemece verilen kararın davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1966 tarihli ve 1438/290 sayılı, 27.5.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı kararları)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının feragat dilekçesi ve takip dosyasında alacağın tahsil edilmiş olduğu hususları hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 15.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.