Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9622 E. 2012/961 K. 26.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9622
KARAR NO : 2012/961
KARAR TARİHİ : 26.01.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlattığını, takibe konu belgelerin tamamında alacaklı olarak “Misis Un Fabrikası” ibaresinin yazılı olduğunu, TTK’nun 688/5 maddesi uyarınca senet metninde kime ya da kimin emrine ödenecekse onun yazılı olması gerektiğini, yazılı olan ibarenin gerçek ya da tüzel kişi ismi olmadığını, bu nedenle takip dayanağı belgelerin bono niteliğini taşımadığını, bu senetlerden 03.04.2009 vadeli 3.200 TL bedelli olanla 17.04.2009 vadeli 3.225 TL bedelli belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olup bedellerinin ödendiğini, diğer belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kambiyo senetlerine özgü yolla yapılan takibin iptaline ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden un aldığını, karşılığında dava konusu senetleri verdiğini, senetlerin ciro görmediğini davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığını,davacıya protesto çekildikten uzunca bir süre geçtikten sonra dava açıldığını, ödemelerin dava konusu edilmeyen senetlere istinaden yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, takibe konu bonolardan ondokuz tanesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, iki adet bono ile ilgili ödeme iddiasının davacı yanca kanıtlanamadığı, davalının takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı ve takibin durdurulmasına yönelik herhangi bir tedbir kararı verilmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takibe konu 17.04.2009 vadeli 3.225. TL ve 03.04.2009 vadeli 3.200 TL bedelli bonolar dışında kalan ondokuz adet ve toplam 40.250 TL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, iki adet bono yönünden talebin reddine ve tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dava konusu takibe dayanak yapılan bonolardan bir kısmının dava dosyasına sunulu olduğu ve bu bonolarda keşidecinin davacı, lehdarın ise davalı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında keşideci ve lehdar ilişkisi bulunan bonolar yönünden, davalının keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilmesi gerekir. Bu durumda, dosyada örneği bulunan ve imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan bonolar yönünden davacı yararına tazminata hükmedilmesi ile dosyada mevcut olmayan bonolar yönünden ise anılan hususlar çerçevesinde değerlendirme yapılarak tazminat konusunda bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.