YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14957
KARAR NO : 2011/1909
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 13.10.2010
No : 674-722
Davacı tarafından …olarak açılan iflasın ertelenmesinin uzatılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Maliye Bakanlığı Bronntag Kimya Tic.Ltd.Şti., Vakıflar Bankası, İş Bankası, LBT Varlık Yönetim A.Ş. … Kimya San.Tic.Ltd.Şti. ve Kimya Teknik A.Ş. Vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflasın ertelenmesinin uzatılması talebinde bulunan vekili, 10.10.2007 tarihli karar ile müvekkili şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verildiğini, iyileştirme projesinin uygulanması suretiyle olumlu gelişmeler kaydedildiğini, kayyım raporlarında da bu olumlu gelişmelerin ifade edildiğini belirterek, iflas erteleme kararının bir yıl süreyle uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre borca batıklığın 7 ayda % 65 azaldığı, 2005 yılından 2010 yılına kadar ortak borçların ödenmesi nedeniyle şirketin borca batıklığının azalmasında grup şirketlerinin katkı sağladığı, şirket ortaklarının yapacağı katkılarla bir yıl içinde borca batıklıktan çıkabileceği, borca batıklık miktarının iflas erteleme kararının verilmesi sırasında 825.824.-TL.olmasına karşın en son 1.033.612.-TL.olduğu, uzatma süresi boyunca kamu borçlarının arttığı, bir yıl süre verilmesi halinde şirketin borca batıklıktan çıkabileceği belirtilerek iflas erteleme kararının 13.10.2010 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzatılmasına karar verilmiş, hüküm Maliye Bakanlığı, Bronntag Kimya, … Kimya A.Ş., Kimya Teknik A.Ş., Vakıfbank, İş Bankası, LBT Varlık Yönetim A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. İflâsın ertelenmesinin uzatılmasının talep edilmesi hâlinde mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez iflâsın ertelenmesinin uzatılmasının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira iflâsın ertelenmesi sırasında uygulanan iyileştirme tedbirlerinin devam ettirilmesinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kurulunun 2.3.2010 tarihli kök raporunda şirketin borca batıklığının artarak devam ettiği, şirketin iflas erteleme süresince kâr etmeyip zarar ettiği, grup şirketleri ve ortaklara borcunun iki kat, kamu borçlarının 10 kat arttığı, grup şirketleri ve ortakların karşılıksız girdi sağlaması halinde iki yılda borca batıklıktan kurtulabileceği belirtilmiştir. 20.7.2010 tarihli ek raporda, banka hesapları bloke edildiğinden hesap özetlerinin alınamaması nedeniyle borca batıklık hesabında bankalara olan faiz borcunun dikkate alınmadığı, son 7 ayda grup şirketleri ve ortaklardan ciddi katkı sağlandığı, bu katkının devam edeceğinin düşünüldüğü, ancak bu katkıların karşılıksız olması hâlinde borca batıklık miktarında azalma olacağı, son dönemde şirketin kâra geçtiği, borca batıklığın bir yılda düzelebileceği belirtilmiştir. Müdahil itirazları üzerine alınan 27.9.2010 tarihli bilirkişi ek raporunda ise ortakların ve grup şirketlerinin borç olarak verdiği paranın borca batıklığı azaltmadığının bilincinde olunduğu, grup şirketlerine ait taşınmazların icra yoluyla satışı neticesinde banka borçlarında azalma sağlandığı, borca batıklığın 1.093.000. TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporları hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesinin uzatılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda 17.6.2005 tarihinde iflâs erteleme talebinde bulunulmuş, 17.6.2005’te iflâs erteleme tedbirlerine karar verilmiş, 19.10.2005’te verilen iflâsın ertelenmesi kararının 9.2.2006 tarihinde bozulması üzerine 10.10.2007’de yeniden verilen iflas erteleme kararı Dairemizce onanmış olup, iflâs erteleme talebinde bulunan vekili 9.10.2008 tarihinden itibaren iflâsın ertelenmesinin uzatılması isteminde bulunmuştur. Kısaca özetlenen ve beş yılı aşan bu yargılama süreci içerisinde bilirkişi kök ve ek raporlarına göre kamu borcu 2005 yılında 435.000. TL iken yaklaşık 10 kat artışla 4.143.062. TL’ye ulaşmış olup, iflâs erteleme talebinde bulunan şirketin alacaklılarına eşit davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan iflâs erteleme talebinde bulunma tarihi itibarıyla (-825.824. TL) olan borca batıklık miktarı (-1.093.000) TL’ye yükselmiştir. En son hesap edilen bu borca batıklık miktarına, borçlar arasında ağırlıklı bir grubu oluşturan banka alacaklarının faizlerinin, bankaların hesap özeti vermemesi nedeniyle dahil edilmediği dikkate alındığında, borca batıklık miktarının daha da yüksek olacağı şüphesizdir.
Sonuç itibarıyla beş yıla aşkın bir süreden beri uygulanan iyileştirme tedbirlerine rağmen borca batıklığın arttığı, alacaklılara eşit davranılmayarak kamu borçlarının yaklaşık on kat yükseldiği bilirkişilerin verdiği özel ve teknik bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda somut bir taahhüde dayalı olmayan grup şirketleri (ve ortaklar) ile iflâs erteleme talebinde bulunan şirket arasındaki birtakım fon hareketlerine, özel ve teknik bilgilere değil de varsayımlara ve yorumlara dayalı olarak anlamlar yükleyen bilirkişi görüşüne itibar edilemez. Özel ve teknik bir konuda hâkimin bilirkişi yerine geçerek olayı çözmesi usule uygun düşmez ise de hâkimin hüküm kurmak için yeterli özel ve teknik bilgi ihtiyacı mevcut bilirkişi raporlarıyla giderilmişse, somut olayın tüm özellikleri gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesine engel bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.