YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6720
KARAR NO : 2012/1103
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalı tarafından davacı bankaya ibraz edilen ve bedeli ödenen çekin sahte olduğu iddiasıyla ödenen bedelin iadesi için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davaya konu çekin sahte olmadığını, çekin gerçekten sahte olduğunun davacı yanca kanıtlanması halinde müvekkilinin geri kalan çek bedelini iade etmeye hazır bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, çekin sahte olduğuna ilişkin adli mercilerce verilmiş bir kararın bulunmadığı, davacının çek üzerinde … yazılı olan ve bu şekilde düzenlenen çeki …’dan kabul ettiği ve bilahare ödediği, bu aşamada davacı bankanın gerekli özeni göstermesi gerektiği, çekteki hatalı isme karşın çekin tahsile alınması, sahtelik iddiasını tevsik edecek belgelerin sunulmaması nedeniyle davacı bankanın olayda mütefarik kusurlu bulunduğu, davalının ise … adına keşideli bir çeki kabul edip tahsil için bankaya vermesinin hatalı olduğu, her iki tarafın da % 50 oranında kusurlu bulunduğu, davalı tarafından davacıya % 50 kusur oranından fazlaya isabet eden kısmının ödendiği, davacının başka alacağının olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkta çekin tahsili için davacı bankaya ibraz edildiği, davacı banka tarafından muhabir bankaya tahsil için gönderildiği ve davalıya çek tutarı olan 9.800.00.-Euro’nun ödendiği, davacı tarafça daha sonra çekin sahte olduğu iddiasıyla ödenen çek bedeli ve çek tahsil masrafının talep edildiği, davalı tarafından 5.370.00.-Euro’luk bölümünün ödendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasında imzalanan çek tahsil taahhütnamesine göre, bankaya tevdi edilen çekin bedelinin davalı hesabına geçmesinden sonra çekin sahte veya diğer sebeplerle muhabir hesaplarına boç kaydedilmesi halinde çek bedelinin tüm masrafları ile derhal ödeneceğine ilişkin düzenleme doğrultusunda davacı bankanın davalıdan ödediği bedeli talep edebileceğinin kabulü gerekirken, mahkemece çek tahsil taahhütnamesi gözetilmeden yazılı gerekçe ile davacı bankaya kusur izafesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.