YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4346
KARAR NO : 2011/12480
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı – karşılık davanın davacısı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek 61.585.00 TL’nın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddine, karşılık dava olarak da davalıya ait dokuz adet aracın ödenmeyen toplam 2.298.20 TL trafik sigortası poliçesi primlerinin avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 11. H.D.’nin 16.02.2010 tarih, 2009/12273 Esas ve 2010/1738 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen kabulüne, 43.055.48 TL’nın, reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, karşılık davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı – birleştirilen davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, İİK.’nun 40/2. maddesi uyarınca, icra dosyasına fazla ödenen miktar için eski hale iade isteminde bulunulabileceğine göre, davalı–birleştirilen davanın davacı
vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava kısmen kabul kısmen reddedildiğine göre, mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen kısım üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı – birleştirilen davanın davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı – birleştirilen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 1. bendinin üçüncü paragrafının sonuna “2.223.55 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibarelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-k.Davacıya geri verilmesine 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.