Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2027 E. 2013/6269 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2027
KARAR NO : 2013/6269
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin, Rekabet Kurumu’nun Tebliğ ve kararları doğrultusunda, öngörülen zamandan önce, 18.09.2010 tarihi itibariyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile öngörülen grup muafiyetinin dışında kalarak sonlandığını, bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları müvekkili şirkete iade etme yükümlülüğünün olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve benzeri mütemmim cüz niteliğinde yapıların ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının 17.711,03 TL’sinin, iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV’si ile birlikte davalı bayiden alınarak müvekkili şirkete ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi …; davacı şirkete borçlarının olmadığını, kendilerine davacı tarafından ödeme yapılmadığını, temsil ettiği şirketin bayiliğinin davacı tarafından düşürdüğünü 18.09.2010 tarihinde internetten öğrendiklerini, daha sonra davacının kendilerine fesihname gönderdiğini, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle şirketlerinin zarara uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı tarafından 4054 Sayılı Yasanın 56. maddesi ve 2002/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca bayilik sözleşmesinin geçersiz hale geldiği gerekçesiyle sona erdirildiği, sözleşmenin feshin sonuçlarını düzenleyen 30/a ve 31/cc maddeleri uyarınca, davacının yaptığını iddia ettiği sabit yatırım bedellerini geri isteyebilmesi için, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin ya davacı tarafından 30.maddenin (a) fıkrasında öngörülen haklı sebeple feshedilmesi ya da davalı bayi tarafından haksız olarak feshedilmesi gerektiği, ancak sözleşmesinin sözkonusu 30/a veya 31. maddeye göre feshedilmediği, bu nedenle de davalının sabit yatırım bedelini iade etme yükümü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı tebliği uyarınca davalı ile aralarındaki bayilik sözleşmesinin sona erdiğini belirterek, davalıya verilen sabit yatırım bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin davacı tarafça 18.09.2010 tarihinde sona erdirildiği, bu nedenle sabit yatırım bedellerini isteyemeyeceği kabul edilmiş, davanın reddine karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki bayilik sözleşmesinin 30/b maddesinde ”tarafların ihtiyari dışındaki sebeplerle ticaretin devamına mani herhangi bir halin zuhur etmesi durumunda sözleşmenin fesih hali” düzenlenmiş, 31 madede ise feshin sonuçları konusunda düzenleme getirilmiştir.
Yanlar arasındaki 01.12.2004 tarihli bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı tebliği uyarınca davacı tarafından sona erdirildiği mahkemenin kabulündedir. Sözleşmenin 30 ve 31. maddeleri birlikte değerlendirilerek, bilirkişi görüşü de alındıktan sonra, davacı alacağının bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.