YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3765
KARAR NO : 2012/10790
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalının kefaletiyle dava dışı …’e genel kredi sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dışı asıl borçluya tek bir borçtan dolayı kefil olduğunu, bundan dolayı da aleyhine bonoya dayalı takip yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın iş bu davaya konu takipten başka … İcra Müdürlüğünün 2010/9498 sayılı dosyasında davalı ile asıl borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak takip yaptığı ve takibin kesinleştiği, davacı bankanın dava dışı kredi müşterisine üç ayrı hesaptan nakdi krediler kullandırdığı, her üç hesaptan dolayı toplam borç nedeni ile davalı tarafından verilen bono nedeniyle takip başlattığı ve takibin kesinleştiği, haciz aşamasında olan bu takip nedeniyle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, alacağın bölünerek ayrı ayrı dava ve takip konusu yapılmasının iyiniyet kurallarına da aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka tarafından aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan üç ayrı kredi hesaplarından dolayı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı borçlu aleyhine ayrı ayrı ilamsız takipler yapılması ile yine bu kredi sözleşmesi nedeniyle bankaya verilen kambiyo senedine dayalı olarak davacı banka tarafından davalı borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip yapılmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacı bankanın davaya konu takip nedeniyle alacaklı olduğu miktar saptanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.