Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/274 E. 2012/6317 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/274
KARAR NO : 2012/6317
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında kullanılamaz hale geldiğini, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 15.000 TL.nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 7.7.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 11.999,30 TL daha artırarak toplam 26.999,30 TL.nın aynı şartlarla davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili yetki ve işbölümü itirazında bulunarak, araç üzerinde rehin olduğundan davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının aracı kiralık olarak kullandırdığını, proporsiyon hesabına göre tazminatın belirlenmesini, hasar miktarının fahiş olduğunu, sovtaj bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın ıslah talebi ile birlikte kabulü ile 26.999,30 TL tazminatın 15.000 TL.sının 7.1.2009 temerrüt tarihinden, 11.999,30 TL.sının 7.7.2010 ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap süresi içinde işbölümü itirazında bulunmuştur. Mahkemece 8.10.2009 tarihli oturumda davanın ticari dava niteliğinde olmaması nedeniyle davalı vekilinin işbölümü itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle işbu dava TTK.nun 4.maddesi uyarınca ticari davalardandır. O halde TTK.nun 5/3 maddesi gereğince davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması ve davalı tarafın işbölümü itirazında
bulunması üzerine Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü ile gönderme kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; TTK.nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa’nın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879.maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gerekmektedir. Bu durumda sigortalı olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaatide zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Taraf ehliyeti yargılamanın her aşamasında resen (kendiliğinden) gözetilecek hususlardandır.
Somut olayda dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı … Tüketici Finansmanı AŞ.nin tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı hususu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece dain ve mürtehin sıfatı bulunan … Tüketici Finansmanı AŞ.nın açılan davaya kayıtsız şartsız muvafakatı olup olmadığının araştırılması, rehin hakkı sahibinin muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.