YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4284
KARAR NO : 2012/6316
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik ve İMSS bulunan aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, tesbit raporuna göre 35.053,00 TL tutarında hasar meydana geldiğini belirterek bu meblağın muaccel olduğu tarihten işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş vekili, müvekkilinin azami poliçe limiti ile gerçek zarardan sorumlu olduğunu, dava dışı zarar gören diğer aracın müracaatı üzerine hasar dosyasının açıldığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, dava tarihinden faiz istenebileceğini, kazanın beyan edilen şekilde meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
23.10.2008 gün 2008/109-349 sayılı önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.12.2009 gün 2009/2119-8237 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamından sonra eldeki dosya üzerinde birleştiilen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/639-2011/400
karar sayılı dava dosyasında davacı vekili davalı …Ş hakkında açtığı davada davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait araçta trafik kazası sonucu 35,053,00 TL tutarında hasar oluştuğunu belirterek şimdilik 10.000 TL.nın muaccel olduğu tarihten işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş vekili davacının olayı 9 ay sonra ihbar ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sigorta haklarından mahrum olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafından … Sigorta A.Ş aleyhine açılan asıl davanın usul yönünden reddine, birleşen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/639-2011/400 sayılı dosyasında … Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın kabulü ile 10.000 TL tazminatın 10.11.2008 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiz oranını geçmemek üzere değişken oranda reeskont faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından asıl hükümle ilgili olarak temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava trafik kazasından kaynaklanan karşı aracın trafik ve İMSS şirketi aleyhinde açılan maddi tazminat istemine, birleşen dava davacının kasko sigorta sözleşmesine dayanarak kendi kasko sigorta şirketi aleyhine açtığı tazminat istemine ilişkindir. HUMK.nun 163. maddesi hükmüne göre “kanunun tayin ettiği müddetler kat’idir. Bu müddetler de yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir. Aksi takdirde tayin olan müddeti geçirmiş olan taraf yenisini isteyebilir. Bu suretle verilecek müddet kat’idir. Bir daha verilemez..”
Somut olayda dairenin 10.12.2009 gün 2009/2119-8237 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra tutanak mümzileri dinlenmiş yine bozma ilamı gereğince bilirkişi kurulundan kusur ve hasar yönünden rapor alınması aşamasına gelinmiştir. 20.4.2011 tarihli oturumda 2 nolu ara kararında “re’sen seçilecek 3. kişilik bilirkişi marifetiyle dosya üzerinde
taraf iddia ve savunmalarıda değerlendirilmek suretiyle kusur ve hasar yönünden rapor alınmasına, her bilirkişi için 400 TL olmak üzere 1.200 TL bilirkişi ücreti ve tebligat giderlerinin davacı vekili tarafından talimat cevabı geldikten sonra 5 gün içinde yatırılmasına, bu nedenle duruşmanın 22.6.2011 gününe bırakılmasına” dair karar verilmiş 22.6.2011 tarihli duruşmada davacı vekilinin talimat cevabını inceleyip beyanda bulunacağını ve bilirkişi ücretini yatıracaklarını beyan etmesi üzerine yine 2 nolu ara kararı ile ” davacı vekili tarafından talimatla dinlenen tutanak tanıklarının beyanına karşı diyeceklerini bildirmesi için 10 günlük süre verilmesine, bu süre geçtikten sonra önceki (20.4.2011 tarihli duruşmada verilen) 2 nolu ara kararı uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasına, 1.200 TL bilirkişi ücreti ve tebligat giderlerinin 10 gün içinde davacı vekili tarafından yatırılmasına, bu nedenle duruşmanın 1.11.2011 gününe ertelenmesine karar verilmiş; 1.11.2011 tarihli duruşmada davacı vekilinin 2 kez verilen süreye rağmen bilirkişi incelemesi için masraf yatırmadığından asıl dosya yönünden bilirkişi masrafı yatırılması konusunda yeniden süre verilmesi talebinin reddine, birleşen dosya yönünden gider avansı yatırılmasına ve bilirkişi kurulundan tazminat konusunda rapor alınmasına karar verilmiş; bilirkişi kurulunun 7.12.2011 tarihli raporunda 10.475 TL hasar tesbit edildiği görülmüş, mahkemece kesin süreye rağmen bilirkişi inceleme masrafları yatırılmadığından asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 10.000 TL.nın davalı …Ş de tahsiline karar verilmiştir.
Kaza tesbit tutanağı ile birleşen dosyada alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen kusur oranları iş bu dava dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporu ile çelişmektedir.
Taraflara gerekli yargılama masraflarının yatırmaları hususunda verilen kesin sürenin usule uygun olması, kendisine kesin süre verilen tarafa yüklenen masrafların kalem kalem, açıkça belirtilmesi, sorumlu olduğu miktarın alenen anlaşılması ve bu süre içinde masraflar yatırılmadığı takdirde hukuki sonuçlarının tarafa ihtar edilmesi gerekir. Buna rağmen taraf yargılama giderini yatırmamışsa o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağından dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna göre karar verilecektir. Davacı tarafa bilirkişi masrafının yatırması hususunda verilen ara kararında bilirkişi ücreti belirtilmiş ise de her bir
bilirkişi için yapılması gereken tebligat gideri açıkça belirtilmediği gibi kesin sürenin hukuki sonuçlarıda davacı tarafa ihtar edilmemiştir. Usule uygun olarak verilmeyen kesin süre ara kararına dayanılarak davanın reddine karar verilemez.
Bu durumda mahkemece asıl dava yönünden işin esasına girilerek dairenin bozma ilamında belirtildiği şekilde Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek kusur ve hasar yönünden birleşen dosya ve eldeki dosyada alınan bilirkişi raporlarınında irdelendiği, kusur oranı yönünden çelişkilerin giderildiği denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınarak sonucuna göre birleşen dosyada verilen hükümde gözönünde bulundurularak mükerrer tahsilata yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.