Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8282 E. 2011/1987 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8282
KARAR NO : 2011/1987
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 01.02.2010
Nosu : 694/46

Taraflar arasındaki cezai şart-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava bayilik sözleşmesinden doğan edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle iade edilmeyen tüp bedeli 48.852,-TL’den şimdilik 2.000,-TL; cezai şart alacağı 58.500,-TL’den şimdilik 4.000,-TL ve kâr kaybı alacağı 87.887,23 TL’den şimdilik 1.500,-TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacının aynı ilçede bir başkasına bayilik verdiğini ve müvekkiline sağlamadığı avantajları o bayie sağladığını, müvekkilinin oğlunun bir başka şirketin tüplerini satmasının sözleşmeye aykırı sayılamayacağını, tüp depozitosu nedeniyle müvekilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacının diğer bayi nedeniyle kâr kaybına maruz kalmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı 9.11.2009 günü davasını 40.000,-TL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece davalının davacıya satışlar nedeniyle borçlu olmadığı, davalının oğlunun başka bir şirketin bayiliğini üstlendiği ve davalının alımları durdurduğu ve bu suretle satışların düştüğü gerekçesiyle 5.000,-TL kâr mahrumiyeti, davalının ekonomik mahvına sebep olacağından 1/2 oranında indirilmek suretiyle 6.250,-TL cezai şart ve iade edilmeyen tüpler nedeniyle 11.250,-TL toplamı 22.500,-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin cezai şarta yönelik olarak ileri sürdüğü temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Sözleşme içeriğine göre davalı yakınları bakımından rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı halde davalının oğlunun bir başka şirketin bayii olması, başlı başına sözleşmenin feshi sebebi sayılamazsa da, alımların durdurulduğu tartışmasız olmakla feshin haklılığının kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak davacı yan dilekçesinde tüp depozitoları ile mahrum kalınan kârı da istemiştir. Tüp depozitolarının davalıdan istenebilmesi için davacının tüpleri davalıya teslim ettiğini ve bedeli alamadığını ispatlaması gerekir. Davacı bu iddiasını ancak davalının imzasını içeren belgelerle ispatlayabilir. Mahkemece davacıya bu yöndeki delilleri sunması için süre verilerek bir karar verilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kâr mahrumiyetinin somut olarak ispatlanması gerektiği belirtilmiş ise de, bu yönde yeterli araştırma yapılmamıştır. Davalının buna yönelik savunmaları da dikkate alınarak kâr mahrumiyetinin hesaplatılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.