Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/250 E. 2012/10698 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/250
KARAR NO : 2012/10698
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılar vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan …’nun yetkilisi olduğu diğer davalı şirkete fabrika almak istediğini beyan etmesi ile davacının iki ayrı taşınmazı davalı …’ya gösterdiğini, emlak görme sözleşmesi ile gösterilen taşınmazın mal sahibi ile …’nun bir araya getirildiğini, anlaşmaya varamadıklarını, bir süre sonra davalı şirketin taşınmazı satın aldığının anlaşıldığını, davalıların sözleşmeyi ihlalle, davacı komisyoncuyu aradan çıkartmakla sözleşme gereği komisyon ödemeleri gerektiğini, mal sahibinin gayri menkulün pazarlanması için sözlü izin vermiş olduğu gibi taraflar arasında yapılan tellallık sözleşmesi bulunduğundan satıcı ile sözleşme olmamasının sonuca etkisi bulunmadığını belirterek, itirazın iptaline ve %40’tan az olmamak üzere tazmita karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının boş olarak davalı …’ya imzalattığı sözleşmeyi sonradan doldurduğunu, …’nun sözleşmeyi kendi adına imzaladığını, davalı şirket adına atılmış bir imza bulunmadığını, davalı şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, aksi halde de …’ya husumet yöneltilemeyeceği gibi davacının taşınmazı göstermediği halde sözleşmeyi doldurduğunu, geçersiz olduğunu kaldı ki, mal sahibi ile davacı arasında taşınmaz satımı hususunda sözleşme bulunmadığını, davacının mal sahibi ile davalı yanı bir araya getirmediğinden ücrete de hak kazanamayacağını bildirerek, davanın reddi ile %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın emlak görme belgesine dayanılarak alacak isteminden kaynaklandığı, yasal dayanağının ise BK.’nun 404 v.d. maddeleri olduğu, tellalın ücrete hak kazanması için taraflar arasında geçerli bir tellallık sözleşmesinin kurulmuş olması ve tellalın yaptığı hazırlık sonucu davalı ile taşınmaza maliki arasındaki sözleşmenin gerçekleşmiş olması veya taşınmaz maliki ile davalıyı bir araya getirerek sözleşmenin kurulmasına aracılık edilip, salt bu aracılık için sözleşmede ücret öngörülmesi gerektiği halde, somut olayda davacının taşınmaz maliki ile davalıyı bir araya getirip, anlaştırdığını ve bunun sonucu olarak sözleşmenin yapıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının davasının ve davalı yanın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 900.-TL. duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınarak yek diğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.