YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5496
KARAR NO : 2012/14961
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan edimin yerine getirildiği iddiasıyla sözleşmeye istinaden başlatılan takip ve sözleşme nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, sözleşme konusu malların müvekkiline iade edilmediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki ariyet sözleşmesi ile 3 adet yarım boy soğutucunun davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bilahare aralarındaki ticari ilişkinin bozulması ve sözleşmenin feshi üzerine davalının davacıya ait işyerinde mevcut olan soğutucuları geri almayıp soğutucuların bedelinin tahsili için dava konusu takibi başlatmasının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacının yükümlülüğünün geri vermekten ibaret olup, bu soğutucuları davalının işyerine teslimle mükellef olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile dava konusu takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasındaki, soğutucuların davacıya, davalı tarafından satılan ürünlerin teşhiri, soğutulması vs. işinde kullanılmak üzere yine davalı tarafından bırakılması şeklinde gerçekleşen hukuki ilişki niteliği itibariyle bir ariyet sözleşmesi olup, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 818. sayılı Borçlar Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu durumda 818. sayılı Borçlar Kanunu’nun 299. maddesinde “Ariyet, bir akittir ki onunla ariyet veren, bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak ve alan dahi o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle mükellef olur” denilmiş olmasına, taraflar arasındaki emanet sözleşmesinde açıkça, davacının emanet olarak verilen soğutucuların davacı tarafından tam ve eksiksiz iade edileceğinin kararlaştırılmış olmasına, taraflar arasında açıkça iadenin davacı adresinde yapılacağının kararlaştırılmamış olmasına göre, dava konusu soğutucuların davacı tarafından davalıya tesliminin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.