YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12613
KARAR NO : 2012/18309
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı tarafın, müvekkilleri hakkkında … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4568 takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, oysaki müvekkilleri tarafından, icra takibine konu 2 adet 16.000 TL., toplamda 32.000 TL. olan bonoların bedeline karşılık PTT aracılığıyla 31.850 TL.sinin ödendiğini beyan ederek; … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4568 sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, bonoların iptali ve borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyetli davalı hakkında %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıların takibe konu bonoyu hükümden düşürecek bir delili ibraz edemediğini, senede karşı senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak bir delilinde aynı ağırlıkta olması gerektiğini, başkaca bir delile başvurmasına muvafakatlerinin olmadığını beyan ederek; davanın reddini, itiraz edilen alacağın %40’ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı Asil; dava konusu her iki senedin de mevcut olduğunu, senetlerin bedelleri ödenmediği için icra takibine başladıklarını, davacıların iddia ettiği gibi PTT aracılığıyla yapılan ödemelerin bu senetlere ilişkin olmadığını, dava konusu senetlere dair hiçbir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; davalı tarafından takibe konulan bonoların 05.07.2008 tarihinde düzenlendiği vade tarihi olarak da 25.08.2009 ve 25.09.2009 tarihlerinin gösterildiği oysa davacı tarafından yapılan posta havalelerinden 6 tanesinin bu tarihten önceki bir döneme denk geldiği,davacı, bononun tarih kısmı doldurulmadan karşı tarafa verildiğini beyan etmekte ise de, bu hususu ispat edemediği, ödeme belgelerinde, belli bir bedelin ödendiğinin bildirildiği fakat bu bedellerin hangi borca karşılık olduğunun tahsilat makbuzlarına yazılmadığı, davacı tarafça ibraz edilen makbuzların bir kısmı üstünde bulunan ve elle sonradan eklenen yazıların, makbuzun tanzim edildiği sırada oluşturulmadığı, bu durumda, bir kısmı bonoların vade tarihinden önce yapılan ödemelerin ve makbuzlarda hangi borç için yapıldığı belli olmayan ödemelerin, 25.08.2009 ve 25.09.2009 vade tarihli bonolar için yapılmadığının davalı tarafından ispat edildiği, ispat yükünü yerine getirmeyen davacının yemin teklifinde bulunmadığı,davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine,yapılan icra takibi hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiği gerekçesiyle de, davacının asıl alacağın % 40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senetlerin düzenlenme tarihi 05.07.2008’dir.Davacı senetlere karşılık banka havalesiyle ödemeler yaptığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.Ödeme belgelerinin ikisinde “senet içindir”ibaresi yer almakta diğerlerinde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.Borçlu tarafından sebep gösterilmeden yapılan ödeme mevcut borç için yapılmış bir ödeme olarak kabul edilir.Dava konusu senetlerin tanzim tarihlerinden sonra yapılan ödeme bu senetlere yönelik olarak yapıldığına karine teşkil eder (818 sayılı B.K.nun m.86; 6098 sayılı T.B.K.nun m.102). Davalı ödemelerin başka bir alacağa yönelik olduğunu ileri sürmesi halinde senet haricinde borç ilişkisi bulunduğunu davalı kanıtlamalıdır.Mahkemece davalıdan bu yöndeki delilleri sorulup toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.