Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11676 E. 2012/4502 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11676
KARAR NO : 2012/4502
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalının davacıya akümülatör siparişi verdiğini, bu siparişler doğrultusunda müvekkilinin davalıya akümülatörleri üretip teslim ettiğini, davalıya gönderilen faturalarda 30 günlük ödeme süresi bulunduğunu, ancak davalının fatura bedellerini vadelerinden ortalama 4 ay geç ödediğini, fatura bedellerini nakden değil çek ile ödemeyi tercih eden davalının 22/10/2008 tarihinde davacıya 3 adet çek keşide edip verdiğini, bu çeklerin iki tanesinin 25.000,00 TL, bir tanesinin ise 24.000,00 TL tutarlı olup, vadelerinin 01/12/2008, 12/01/2009 ve 09/02/2009 olduğunu, yasal mevzuata göre faiz talep etme haklarının olduğunu belirterek 74.566,03 TL’lik toplam mal fatura bedeline vade tarihlerinden itibaren yıllık % 27 oranında faiz işletilmek sureti ile hesaplanan 7.939,06 TL yasal temerrüt faizi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın haksız olduğunu, davalıdan satın alınan akümülatörlerin bedellerinin tamamının ödendiğini, müvekkilleri tarafından asıl borca ilişkin çekle yapılan ödemelerin davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeden kabul edildiğini, çeklerin davacıya teslimi ile borcun ifa edilmiş olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde temerrüte düşürülmediğini, BK’nın 113. maddesi uyarınca asıl borcun ödenmesi ile birlikte fer’ilerinin de sona ermiş sayılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ana paranın çeklerle ödenmiş olmasından sonra davacının temerrüt faizi alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalının ödemelerini sözleşme niteliğinde olan sipariş formlarında belirlenen 30 günlük süreden sonra gerçekleştirdiği için herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden temerrüde düştüğü, davalının temerrüdü gerçekleşmiş olmakla birlikte, ana para tutarının tamamının ileri tarihli çeklerle 22/10/2008 tarihinde ödendiği, BK’nın 113. maddesi uyarınca, fer’i alacaklar saklı tutulmadan asıl borcun tediye ile sona ermesi halinde fer’i alacakların da sona ereceği, somut olayda davacının, asıl alacağını çek olarak aldığı sırada faiz alacaklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıt dermeyan etmediği, çekin ödeme aracı olduğu dikkate alındığında çeklerle tayin edilen yeni ödeme tarihlerinin davacı tarafından benimsendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.