Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3322 E. 2013/6372 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3322
KARAR NO : 2013/6372
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme nedeniyle davacının değeri 12.500 TL olan damacana ve suyu davalıya bedelsiz teslim ettiğini, ancak davalının sözleşmeyi usulüne uygun olarak feshetmediği gibi hiçbir neden yokken davacının sularını satmayı kestiğini, sözleşmeye aykırı bir şekilde başka bir su firması ile anlaştığını, davacının bu işlemden dolayı zarar gördüğünü, sözleşmenin 23.maddesinde “bayinin sözleşmeyi ihlali nedeni ile şirketin uğradığı zararı ödemekle yükümlüdür” şeklinde hüküm bulunduğunu, davalının sözleşmenin 2,7,16 maddelerine aykırı davrandığını, icra takibi yapıldığını, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini, akdi ilişkiye aykırılıktan doğan tazminat alacağında yetkili mahkemenin alacaklının ikametgahı mahkemesi olduğunu belirterek itirazın iptaline ve en az % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen alacağın sözleşmeden kaynaklı tazminat alacağı olmadığını, zira sözleşmede tazminatı gerektiren vakıları düzenleyen bir hükmün bulunmadığını, davanın verilen malın bedelinin tahsili talebiyle ilgili olduğunu, bu nedenle yetkili mahkeme ve icra dairesinin borçlunun ikametgahı yeri ya da sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemeleri ve icralarının olduğunu, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davalının davacıya muaccel, likit ve talep edilebilir borcunun bulunmadığını, bu iddianın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının tutum ve davranışları nedeniyle davalının zarara uğradığını, davalının davacıyı zarara uğrattığına dair somut bir kanıt bulunmadığını, davacının ihlal nedeniyle sözleşmede ödenmesi gereken 20.000 TL cezai şartı talep ve dava etmeyerek sözleşmeye aykırılık bulunmadığını kabul ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; akdi ilişkinin kurulduğu yer olan Sapanca icra ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, davalının …Doğal Kaynak Suyu firması ile ticari ilişki kurduğunun sabit olduğu, her nekadar davalının davacının yeterli su göndermemesi nedeniyle …Doğal Kaynak Suyu firması ile ticari ilişki içine girdiğini beyan etse de buna ilişkin bir delil sunmadığı, akdi ilişki ve icra takibine konu edilen malların davacıya teslim edildiğinin sabit olduğu, hesap bilirkişi tarafından asıl alacağın 14.550,57 TL işlemiş faizin 1.267,52 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 15.818,09 TL olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilerek hükme esas alındığı, taleple bağlılık ilkesinin de gözetildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.