Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8290 E. 2011/1897 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8290
KARAR NO : 2011/1897
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 02.11.2009
Nosu : 316/506

Taraflar arasındaki birleşen çek iptali (hasımsız)- menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ve vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, çek defterini kaybettiğini, imzasız çeklerinin kötüniyetli kişilerin eline geçmemesi için ödeme yasağı konulmasını ve çeklerin iptalini talep etmiştir.
Davaya katılan müdahil … vekili, ödeme yasağı konulması talep edilen çeklerden üçünün davacı tarafından kargo yoluyla borcuna karşılık olmak üzere müvekkiline gönderildiğini, çek iptali isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, çek iptaline ilişkin açılan davada, dava konusu çeklerden üçünün davalının elinde olduğunun anlaşıldığını, çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin davalıya üçüncü kişi Baki Berberoğlu vasıtasıyla para gönderdiğini, bu nedenle üç adet çekin müvekkiline kargo yoluyla postalandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava olan çek iptali davasında 7 adet çekten üçünün davalıda olması nedeniyle 4 çekin iptaline, konusu kalmayan davalı elindeki üç çekten dolayı karar verilmesine yer olmadığına, birleşen menfi tespit davasına konu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle menfi tespit davasının kabulüyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, hüküm asıl davanın müdahili ve menfi tespit davasının davalısının vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Çek iptali davalarının meşru hamil tarafından açılması mümkün olup, asıl davada aktif dava ehliyeti bulunmayan keşidecinin açtığı çek iptali davası üzerine dört adet çekin iptaline karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre temyiz isteminde hukukî yarar bulunmadığından bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin üç çeke ilişkin menfi tespit davasına yönelik temyiz istemine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle çek iptaline ilişkin asıl davaya yönelik temyiz isteminin hukukî yarar yokluğundan reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle birleşen menfi tespit davasına ilişkin hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.