YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14418
KARAR NO : 2012/4250
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Milas Giyim A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandırıldığını, davalının bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek,itirazın iptaline,takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vermiş olduğu cevabında, sadece tüketici kredisini kefil sıfatıyla imzaladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takibe konu genel kredi sözleşmesi altındaki davalı imzasının bulunduğu yerde kefalet miktarının olmadığı, bu nedenle BK’nun 484.maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B.K.nun 484.maddesi gereğince kefalet akdinin geçerliliği sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça belirlenmiş olmasına bağlıdır. Ayrıca kefaletin geçerliliği yönünden 12.04.1944 tarih ve 14/13 sayılı Yargıtay İBK’nın da dikkate alınması gerekir. Sözü edilen kararda “kefillik sözleşmesinde kefilin ödeyeceği miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve senetten böyle bir miktarın anlaşılıp anlaşılamayacağının hakim tarafından kendiliğinden göz önüne alınması gerektiği”ne değinilmiştir. Buna göre kefalet sözleşmesinden kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın mevcudiyeti anlaşılabiliyorsa sözleşmenin geçerli olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda davalı kefil tarafından imzalanan sözleşmede kredi limitinin 50.000.TL olduğu, dolayısıyla kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça anlaşıldığının kabulü ile deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucu dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı tarafın temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.