Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9630 E. 2013/6319 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9630
KARAR NO : 2013/6319
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı – karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı – karşı davalı vek. Av. … ile davalı karşı davacı vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin karşılıklı güven içerisinde davalının onayı doğrultusunda tekstil malzemesi üreterek davalıya teslim ettiğini, davalının bu ürün bedellerini ödemediğini ileri sürerek, başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı – karşı davacı vekili karşı davacının kusurlu davranış ve ayıplı ürünleri nedeniyle müvekkili ile dava dışı H&M arasındaki ilişki çerçevesinde H&M’nin verdiği siparişin iptal edildiğini, iptale sebep olan davacının yüzünden kar kaybına uğranıldığını, yine kumaş bedeli ve fason dikim ücreti alacağı olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000 TL’nin davacı – karşı davalıdan tahsilini talep etmiş, asıl davayla ilgili savunmasında, müvekkilinin yabancı kaynaklı hazır giyim şirketleri için fason üretim yapan fason dikim yaptıran şirket olup, bu şirketlerden biri olan H&M kalite standartlarına uyarak ve ürünleri tescil ettikten sonra onay verdiğini davacının davalı için yaptığı işin standartlara uymadığını, ilk parti sorunsuz maldan sonra 5179 parçalık partide ürünlerin yanmazlık testinden geçemediğini, 5 saniye olması gereken sürenin 3,5 saniye olduğunun anlaşıldığını H&M’nin siparişleri iptal ettiğini, davacının kasıtlı ve ağır kusurlu olduğunu belirterek asıl davanın reddini istemiştir.
Davacı – karşı davalı vekili, karşı dava ile ilgili savunmasında; 07.03.2007 tarihli yazı altındaki imzanın iş takipçisi …’e ait olup, şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, müvekkilinin kusurlu olmadığını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosya kapsamı, sözleşme, fatura ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının mallarının gizli ayıplı olduğu, ancak davalının ayıp ihbar süresine uymadığı gibi TTK 25/3 maddesindeki ihbar prosedürünü de yerine getirmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, davalının %40 (14.726,94 TL) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karşı davada ise, davalı – karşı davacı iddia ettiği zararın davacı kusurundan kaynaklandığını ispatlayamadığından karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı – karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı – karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı – karşı davalı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak, davacı – karşı davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.