Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2209 E. 2012/9721 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2209
KARAR NO : 2012/9721
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında plastik hammadde alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, vadesinde ödenmeyen faturalar için aylık %10 vade farkı uygulanarak ayrı bir fatura ile alıcıya sunulacağının taraflarca kararlaştırıldığını, davalının sözleşmede belirtilen vadeye uygun ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü, davalıdan 07.07.2009 tarihli fatura ile 22.315,89 TL vade farkı alacağının talep edilmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalı tarafın kendilerince sipariş teyit formuna eklediği maddelerle vade farkı talep ettiğini, bu talebin müvekkili şirketi bağlamadığını, davacının müvekkili şirketçe kendisine teslim ettiği mallara karşılık ibraz edilen tüm çekleri görerek, bilerek elden teslim aldığını, çekleri alırken hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, müvekkili şirketin yetkililerinin davacı yanın iddia ettiği gibi bir mutabakat belgesi imzalamadıklarını, vade farkı alacağının doğmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, taplanan delilere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında 42 adet çek ile davalının imzaladığı ve onayladığı siparış formları ile davacıdan mal alımında bulunduğu, satılan malların vadeli çeklerle ödeneceği ve faturadan sonra aylık %10 tutarında vade farkı işletileceğinin belirtildiği sipariş formlarının davalı tarafça onaylandığı, gönderilen vade farkı faturasının davalı tarafından ticari defterlerine kayıt edildiği, vergi dairesine bildirildiği, yasal süresi içerisinde faturaya herhangi bir itiraz olmadığı gözetildiğinde taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir anlaşma bulunduğu, bu anlaşmaya göre düzenlenen faturaya itiraz etmeden alıp ticari defterlerine kaydeden davalının vade farkı ödemeyi de kabul etmiş sayılacağı, tebliğden itibaren 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğinden faturanın miktar bakımından kesinleştiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.